Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/3256 E. 2009/5299 K. 30.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3256
KARAR NO : 2009/5299
KARAR TARİHİ : 30.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında, ….., Köyü 114 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kısmi ilan süresi içerisinde Orman Yönetimi tarafından orman tespit ve sınırlandırılmasına itiraz davası açılması nedeniyle yüzölçümü boş bırakılarak mera niteliği ile … malı olarak sınırlandırılarak tutanak kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Davacı … Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın dört tarafınaın 123 ada 1 ve 159 ada 1 numaralı orman parselleri ile çevrili eylemli orman niteliğinde olduğu, taşınmaz mera niteilğinde tespiti yapıldığından husumetin doğru yöneltildiği, davanın orman sınır noktaları beliritilerek kısmi ilan süresinde açıldığı ve daha sonra tespit tutanağının yüzölçümü açık bırakılarak kadastro mahkemesine 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre gönlderildiğine göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Nevar ki; dava, kadastro tespitine itiraz davası olduğundan ve aynı köyde aynı iddia ile açılmış benzer nitelikte pek çok dava bulunduğu anlaşıldığından, avukatlık ücretinin 3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesinde düzenlenen “Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti, davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket … etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuan takdir ve tayin olunur” hükmü gereğince belirlenmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan hüküm yerinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre “500.00.- YTL. vekalet ücreti” takdir edilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “500.00.- YTL. vekalet ücreti” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “200.00.- YTL. vekalet ücreti” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 30.03.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.