Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/3315 E. 2009/7007 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3315
KARAR NO : 2009/7007
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 28/11/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/04/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … gelmedi, karşı taraftan davacı HAZİNE vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı:
K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde … Köyü … tevzi 1619 sayılı parselin 1943 yılında yapılıp kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde olduğunu, 1986 yılında 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığını bildirerek davalılar adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/11/2007 gün ve 2007/11087-13994 sayılı kararında ve özetle (Birlikte temyiz incelemesi yapılan ve dava konusu parsel ile aynı konumda olan … Köyü 1642, 1696, 1606, 1686 sayılı … tevzi parsellerine ait dava dosyalarına gelen belgelerin incelenmesinden bu parsellerin tümünün ve çekişmeli taşınmazın öncesinin 1100 numaralı kadastro parseli olduğu ve bu parselin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama tutanak ve haritası içinde kalması nedeniyle Mayıs 1946 tarih 19 numarada orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiği, 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman kadastrosu sonucu oluşan bu tapu kaydının 1100 numaralı orman parseline revizyon gösterilerek tespit tutanağı düzenlendiği ve gerçek kişilerin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinde açtıkları dava sonucu mahkemenin 1957/650-398 sayılı kararı ile makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek, dava konusu parselin de içinde bulunduğu 1100 sayılı parselin orman niteliği ile hazine adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiği, 1957 yılında hükmen orman olarak tescil edilen 1100 numaralı orman parselinin bazı bölümlerinin … Tevzi Komisyonu tarafından o tarihte yürürlükte olan, Anayasanın 131. maddesi ile yasa ve yönetmeliklere aykırı ve orman niteliğinde tapuda kayıtlı olan taşınmazı hatalı olarak 1967 yılında … tevzi yoluyla dağıtarak 14.09.1968 tarihinde gerçek kişi adına … tevzi tapu kaydını oluşturduğu, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların 1100 sayılı orman parselinin bir bölümü olduğu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmış ise de, yasaya ve yönetmeliğe aykırı olarak yapılan makiye ayırma işleminin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı, makiye ayırma işleminin orman kadastro sınırları (orman rejimi) dışına çıkarma işlemi olmadığından, taşınmazın halen kesinleşen orman sınırları içinde kalma ve bu nedenle hukuken orman sayılan yer olma olgusunun devam ettiği, 1988 yılında yapılan işleme karşı herhangi bir dava açılmadığı, kesinleşen orman sınırları içinde kalan eski tapu kayıtları yasal değerini yitireceği, makiye ayırma komisyonunun Yasa ve Yönetmeliğe aykırı olarak … ve … isimli iki kişiden oluşturulduğu ve Gebze Asliye (2) Hukuk Mahkemesinin 21.06.2005 gün ve 2005/120-322 sayılı kararını direnme yoluyla inceleyen Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2006 gün ve 2006/20-148-286 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 17.09.1951 ve 20.09.1951 tarihleri arasında görev yapan bu kişilerin XVIII numaralı maki poligonu tutanağı düzenlendiği, herhangi bir ölçüm açı değeri göstermeden Gebze merkezi de dahil olmak üzere bir çok köyün yerleşim yerini ve bu köylerin tapulu-tapusuz … arazilerini, meraları, tarıma uygun olmayan dağları, yolları, tahdidi yapılan ve yapılmayan ormanları 1/25.000 ölçekli memleket haritası üzerine kabataslak çizerek 22.262 Hektar yüzölçümlü maki poligonu içinde gösterdiği, aynı şekilde 23 adet başka maki poligonu belirlediği, bu işlemin Yasa ve Yönetmeliğe aykırı olduğu, eylemli orman olan yerlerin ve muhafaza makiliklerin makiye ayrılamayacağı Dairemiz kararları ile 1. Hukuk Dairesinin 27.03.2003 gün 2003/2866-3623 ve 1999/7693-9956 sayılı kararlarında da kabul edildiği, böyle yerler için oluşturulan özel tapulu taşınmazlar hakkında 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin olmadığı, bu nedenle hazinenin açtığı tapu iptali tescil istemli davanın kabulüne karar verilmesi gereğine)değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın KABULÜ ile ,Öncesi orman olan taşınmazların … tevzi yolu ile de olsa maki tefrik yolu ile de olsa özel şahıslar adına orman dışına çıkartılıp tescil edilemeyeceği anlaşılmakla davalı tapusunun iptali ile davacı hazine adına 6831 sayılı yasa değişik 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman dışına çıkartılmıştır niteliği ile TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması, 04.07.1988 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1957 yılında kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğundan arazi kadastrosu ile orman niteliğinde tapu kaydı oluşturulduktan sonra … tevzi komisyonu tarafından bu durum göz önünde bulundurulmadan … tevzi sonucu yolsuz olarak tapu kaydı oluşturulmuşsa da, 4753 sayılı yasanın 8. maddesinde ormanların … tevzi yoluyla dağıtılacağı yolunda hüküm bulunmadığından, orman parselinin dağıtımı ile kişiler adına özel mülk olarak tapu oluşturulmasının yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, iptali istenilen kaydın oluşumu ile ilgili kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinden somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının bulunmadığı, tapu kaydının baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan bir kayıt olması nedeniyle davacıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) başka bir anlatımla; mülkiyet hakkının baştan beri doğmadığını belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağ, ve koşulları var ise davalının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava konusu taşınmazı kendisine satan kişiden satış bedelini geri isteyebileceği nedeniyle , mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile, hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak, davacı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının davalı …’e yükletilmesine 28/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.