Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/3428 E. 2009/5295 K. 30.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3428
KARAR NO : 2009/5295
KARAR TARİHİ : 30.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile müdahil davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 06.12.1993 tarihli dava dilekçesinde … Köyü Kömürçekilen yer ve Küçüksarılı mevkilerinde bulunan yaklaşık 20 dönüm yüzölçümündeki taşınmazların babaları …’dan kaldığını ve 1/5 hissesi olmasına rağmen, davalı kardeşinin hissesini tanımadığını gelirinden birşey vermediğini, tamamını kendisinin kullandığını ileri sürerek hisseye vaki elatmanın önlenmesini ve 1995 ila 1999’lu yıllarına ait 200 – YTL. ecrimisilin davalıdan tahsil edilmesi talebiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, harçlı olarak taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğundan Hazine adına tescilini istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, davacı gerçek kişinin davasının reddine, katılan … Yönetiminin davasının kabulüne, dava konusu Küçüksarılı mevkiindeki 20.05.2007 tarihli … bilirkişi krokisinde 682 m2 ve Kömürçekilen mevkiindeki (B) harfiyle gösterilen 4049.59 m2 yüzölçümündeki taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve müdahil davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hisseye vaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1- Mahkeme hükmü davacı …’ın 24/10/2008 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacı tarafından 11/11/2008 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin Kömürçekilen mevkiindeki taşınmazın (A) bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden;
Çekişmeli taşınmazlardan Kömürçekilen mevkiinde bulunan taşınmazın A= 2551.41 m2’lik bölümünün orman olarak Hazine adına tescile karar verilip kesinleşen (B) bölümü ile aynı özellikte ve 1957 tarihli memleket haritasındaki konumuna göre
taşınmazın tamamının dört yönden ormanlık alanlarla çevrili, bu haliyle orman bütünlüğünü bozan, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarında taşınmazın 1979 yılında ormandan açma yapılmak suretiyle kazanıldığı, bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu, Orman Yönetiminin davaya katılarak taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescilini talep ettiği ve kişi davasının da reddine karar verildiği halde bu bölüm yönünden hüküm kurulmaması doğru değildir.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Orman Yönetiminin davasının kabulü ile Kömürçekilen mevkiindeki taşınmazın krokide (A) harfiyle gösterilen 2551.41 m2 yüzölçümündeki bölümünün de orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, bu bölümle ilgili hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, istek halinde peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,
2) Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.