Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/3700 E. 2009/4971 K. 25.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3700
KARAR NO : 2009/4971
KARAR TARİHİ : 25.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler vekili dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Köyü … Mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişlerdir. Karşı davacı Hazine ise Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla 3402 Sayılı Yasanın 18. Maddesi gereğince Hazine adına tescilini istemiş, dahili davalı … Yönetiminin de orman olarak tescile karar verilmesi istemi üzerine mahkemece 25.06.2007 ve 15.01.2008 tarihli raporlarda (A1) işaretli 1783 m2 taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına, A2 (573 m2), B (75 m2) ve C (29 m2) işaretli taşınmazların … … mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde bırakılmış, daha sonra 13.11.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasında da 2. Madde sahası olarak orman sınırı dışına çıkartılmıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 08.03.1951 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada “köy boşluğu” olarak tesbit harici bırakılmıştır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından;
Mahkemece kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişiler tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın (A1) bölümünün 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve bu işlemin kesinleştiği, (A2), (B) ve (C) bölümlerinin ise baştan beri orman kadastro sınırları dışında olduğu anlaşılmakla Orman Yönetiminin çekişmeli taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A2), (B) ve (C) bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden oluğu ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği gerekçesiyle (A2), (B) ve (C) bölümlerinin … … mirasçıları olan davacılar adına tesciline karar verilmişse de, çekişmeli taşınmazların güney sınırında bulunan dava dışı 1045 parselin 1951 yılında yapılan kadastro sırasında belgesizden … oğlu … … adına tespit ve tescil edildiği, o tarihte çekişmeli taşınmazların ise köy boşluğu olarak tespit harici bırakıldığı, mahallinde yapılan keşifler sırasında bilgilerine başvurulan yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre, taşınmazların kuzeyinden geçen köy yolunun 1986 yılında açıldığı, köy yolu ile dava dışı 1045,1046,1047 parseller arasında kalan çekişmeli taşınmazların yol açıldıktan sonra bağ olarak kullanılmaya başlandığı açıklanmıştır. Bu durumda 1986 yılı ile davanın açıldığı 2004 yılı arasında 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı 20 yıl süre ile zilyed olma koşulu gerçekleşmemiştir. Mahkemece açıklanan nedenler gözönünde bulundurularak (A2), (B) ve (C) işaretli taşınmazlar yönünden davacı gerçek kişilerin davasının reddine, aynı yerler hakkında Hazine de Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden oldukları iddiasıyla dava açtığına göre Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
3) Hazinenin (A1) bölümüne yönelik temyiz itirazları bakımından; mahkemece çekişmeli taşınmazın eğiminin % 40-60 civarında olması ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle bu bölümün orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilmişse de, çekişmeli taşınmazın 1981 yılında orman sınırları dışına çıkarılarak P.X numaralı 2. madde poligonu içinde bırakıldığı ve bu işleme ilişkin olarak 6831 Sayılı Yasanın 11/1.maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı hazine genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak adına tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının dahi uygulanamayacağı, bu nedenle taşınmazın 2. madde uygulama sahasında kaldığı konusunda tapu kütügünün beyanlar hanesine şerh verilerek Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken orman niteliğiyle tescil edilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 25.03.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.