YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3746
KARAR NO : 2009/9242
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2006 gün ve 2006/10369-13322 sayılı bozma kararında özetle “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmadığı, orman kadastrosuna itiraz davası için hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, çekişmeli parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde“orman tahdit uygulaması” şeklinde şerh bulunduğunun temyiz incelemesi sırasında getirtilen tapu kaydı örneğinden de anlaşıldığı, bu şerhin taşınmazdaki mülkiyet hakkının kullanılması için sınırlama getiren taşınmaz mülkiyetine ilişkin bir şerh olduğu, yasaya aykırı olarak konulduğu iddia edilen şerhin silinmesinin, tapu maliki yada dava hakkına sahip gerçek kişiler tarafından her zaman istenebileceği, çekişmeli taşınmazda pay sahibi olan davacının, taşınmazı bu payı oranında tasarruf etme hakkına sahip olduğundan tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan ve mülkiyet hakkını kısıtlayan şerhin silinmesini de tek başına dava edebileceği, yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli müfrez parselin geldiği 17 sayılı kadastro parselinin Şubat 1947 tarih ve 145 sıra numaralı tapu kaydı ile gerçek kişiler adına tesbitine, Orman Yönetiminin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile, bir kısım gerçek kişilerinde tapuya dayanarak açtıkları dava sonunda, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 06.06.1964 gün ve 1954/3188-83 sayılı, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakıldığı ve davalı gerçek kişilere ait tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle tesbit gibi geçek kişiler adına tapuya tesciline ilişkin kararı kesinleştiğine, sözü edilen hükmün H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince Orman Yönetimini bağlayacak kesin hüküm, hazine yönünden ise kuvvetli delil olduğu gibi, Kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlendiğine göre, yasaya aykırı olarak 17.06.1992 tarihinde tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhin silinmesine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın KABULÜNE, çekişmeli … Beldesi 758 sayılı parselin tapu kaydında beyanlar hanesindeki “2/B orman tahdit uygulaması” şeklindeki şerhin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptali ve sataşmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre
1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 1.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.