YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4150
KARAR NO : 2009/6528
KARAR TARİHİ : 14.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 18.02.2003 günlü dilekçesinde … İlçesi, … Köyü 242 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde orman sayılan yer olduğu iddiası ile davalı adına olan tapu kaydının iptalini orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davalının eletmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 242 parselin 22.07.2008 günlü krokide (A) ile işaretli 1140 m2 bölümünün tapusunun iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu bölüme davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yöneetimi tarafından orman sınırları içinde kalan bölümünün eksik hesaplandığı, davalı … tarafından taşınmazın orman sınırı dışında kaldığı iddiası ile temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1948 yılında yapılarak kesinleşmiştir. Daha sonra 1975 yılında yapılarak 09/11/1976 tarihinde ilan edilip kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanını 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması; 1984 yılında yapılıp 06/05/1986 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması, 1997 yılında yapılıp 23/08/1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen orman tahdit sınırları içinde kalan yerlerden olduğu; ilk orman tahdidinin pusulalı Kern ölçme aleti ile yapıldığı, ölçü değerlerinin sabit noktalara bağlanamadığı; harita çözümlerinin ise ölçü tarzına benzer şekilde grafik olarak elle çizilerek yapıldığı, bu nedenle hata payının yüksek olduğu, bu tahdidin ancak tutanaklar ile zeminde mevcut bulunan sabit noktalardan yararlanmak suretiyle uygulanabileceği; nitekim yörede daha sonra yapılmış olan aplikasyon ile 2. madde ve 2/B madde uygulamalarının bu yönteme uygun yapıldığı; uyuşmazlığın çözümünde bunun esas alınması gerektiği gözetilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 14.04.2009 günü oybirliği ile karar verildi.