Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4296 E. 2009/5999 K. 07.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4296
KARAR NO : 2009/5999
KARAR TARİHİ : 07.04.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 103 ada 546 parsel sayılı 17139.08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … Üstü Devlet Ormanı adı altında Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, taşınmazın yaklaşşık 8 dekarlık kısmının muris Recai Sargın’dan kendisi ve müştereklerine kalan … alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7550 m2’lik kısmının davacı Recai oğlu … adına, (B) harfi ile gösterilen 9589.08 m2’lik kısmının tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 12.05.1972 tarihinde seri bazında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece davacı adına tescile karar verilen, bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 7550 m2’lik taşınmaz bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Davacı, zilyetliğe dayanmaktadır. Çekişmeli yere doğu huduttan sınır olan 331 ve 312 parseller dayanağı 1933 tarihli 1771 Sayılı Yasa gereğince oluşturulmuş olan tapu kayıtları çekişmeli yer yönünü “MEŞELİK”okumaktadır. Orman bilirkişi tarafından yapılan uygulama sonucunda 1960 ve 1987 tarihli memleket haritalarında Kaleüstü Devlet Ormanının batı bölümünün yeşil renkli ormanlık alanda, davaya konu edilen doğu bölümünün açık alanda kaldığı belirtilmiştir. Bu durum komşu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının oluşturulduğu 1933 yılından memleket haritalarının düzenlendiği 1960-1987 yıllarına kadar taşınmazın ormandan açılarak kazanıldığını göstermektedir.
Her ne kadar taşınmazın ilk orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı; 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında orman sınırları içine alındığı belirlenmişse de yörede ilk orman kadastrosunun 1972 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazların orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı, eğimi ve çevresinin de incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir. Açıklanan yöntemle yapılan araştırma ile komşu parsel kayıtlarından da taşınmazın öncesinin orman olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi ile … Üstü Devlet ormanının bir bölümünün davacı adına tescili yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 07/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.