YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4361
KARAR NO : 2009/6429
KARAR TARİHİ : 14.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 86 parsel sayılı taşınmaz, yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 4000 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde kişi adına tespit ve satış yoluyla davalı adına tescil edilmiştir. Kaydın beyanlar hanesinde tamamının 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır.
Hazine; … Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada çekişmeli yerin kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürerek davalı adına olan tapunun iptali ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş; davalı, çekişmeli yeri 2/B uygulama alanına alan tahdidin iptali, bu istem kabul edilmediği takdirde 17000 YTL. tazminatın Hazineden tahsili istemi ile karşı dava açmıştır. Mahkemece gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli parselen tapusunun iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; tapu kaydının beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan saha olduğunun belirtilmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1942 yılında yapılan, sonuçları 06/06/1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1993 yılında, evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 2/B uygulaması ile henüz sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları yapılmış; 11.03.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın tamamının 1942 yılında kadastrosu yapılan ve Haziran 1953 tarih 77 numarada Hazine adına tescil edilen Üveyik …, Keçiören, Sürmeli ve Koru Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, bu Devlet Ormanı sınırlarının tarif edildiği tutanaklarda “haritada isim, mevki ve şagilleri gösterilen …, … oğlu …, … … ve …’ye ait imrenli ve ala tarlalarla yine orman içinde … …, … …, …’e ait tapusuz tarlalar ormanla ilgili görülerek devlet malı gibi sayılmasına, Fenni zaruretlerle ormanın iç tahdit sınırlarına alınmış ve fakat zamanla köy arazi topluluğuna girmiş bulunan …, …, … oğlu …, … …, … … , … oğlu … ve …’nin işgallerindeki tarlalarla başka başka kimseler tarafından işgal edilen … … …’nın şimdiki durumlarının tespiti ile yeterliğine. Bağlı tahdit haritasında (2) numara ile işaretlenen Üveyik …, Sürmeli, Keçiören orman kısımları kimsenin malı olmadığından içindeki sahipsiz alanlarla birlikte devlet malı sayılmasına” denildikten sonra haritasında işaretlenerek orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre çıkartılan 1940 Tarihli Tahdit Talimatnamesinin 38. maddesindeki “Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman içinde olup da 2. madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 Sayılı Tapu Yasasının 16 ve Orman Yasasının 25. maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmü gereğince dava konusu taşınmaz ve etrafının orman sınırı içinde bırakıldığı ve işlemin kesinleşmesi üzerine 1953 yılında Hazine adına orman niteliği ile tapuya tescil edildiği ve 1993 yılında yapılan ve kesinleşen işlemle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, 1949 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalıp Haziran 1953 tarih 77 numarada Hazine adına tapuya orman niteliği ile tescil edildiği, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmazın bir bölümü daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı tarafından taşınmaz kadastrodan sonra satın alındığından koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince satış bedelini Hazineden değil bu yeri kendisine satan kişilerden isteyebileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.