YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4465
KARAR NO : 2009/6344
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.12.2006 gün ve 16414-18105 sayılı bozma kararında özetle: ” 1) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin taşınmazın B=4203.91 m2’lik bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, Medeni Yasanın 713 ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddelerinde yazılı zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya iygin olan hükmün ONANMASINA,
2) Davalı Hazine ve Orman Yönetiminin taşınmazın A=7390.79 m2’lik bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kadastro Müdürlüğünce tescile konu taşınmazın bulunduğu yerlerin yörede 1961 yılında yapılan genel arazi kadastro sırasında fundalık olması nedeniyle tescil harici olarak bırakıldığı bildirilmişse de kadastro paftasında ve memleket haritasında taşınmazın dört yönden … Deresi ile çevrili … bir adacık halinde bulunduğu, yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarında ve uzman jeolog bilirkişi raporunda da derenin … değiştirmediği, halen mevsimlik yağışlara bağlı olarak su taşıyabilme özelliğini koruduğu ve derenin zaman zaman taşıdığı gereçlerin depolanması ile oluştuğu ifade edilmiştir.
Bu haliyle dava konusu taşınmazın, aktif … Deresinin ortasında ve … yatağı ile bütünlük oluşturan ve derenin etki alanında … sularının taşıdığı kum ve çakılların depolanması ile meydana gelen … suyunun akış istikamet ve aşındırmasına göre her an çayın aktif yatağı olabilecek konumda ve Medeni Yasanın 715 ve 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16. maddelerine göre devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel milkiyete konu olmayacak yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle … bilirkişi krokisinde (A) harfiyle işaretlenen 7390.79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASI ” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozam kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın … bilirkişisinin 29.09.2003 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 4203,91 m2 bölümünün tarla niteliği ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 7390,79 m2 bölüme ilişkin açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 31.10.1954 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 1744 Sayılı Yasaya göre 27.08.1970 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve red sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 13.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.