Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4470 E. 2009/7013 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4470
KARAR NO : 2009/7013
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL – ELATMANIN ÖNLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 18/12/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/04/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … VE ARKADAŞLARI gelmedi, karşı taraftan davacı HAZİNE vekili avukat … ile davacı ORMAN YÖNETİMİ vekili avukat … … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı.

K A R A R

1968 yılında yapılan kadastro sırasında … 184 parsel sayılı 74.611 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1955 tarih 164 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … Palaz ve ortakları adlarına tespit edilmiş, satış yoluyla davalılara geçmiştir
Davacı Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalıların el atmalarının önlenmesi, Hazine ise, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit haritası içinde kalan 54.792,061 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan 18.820,236 m2 yüzölçümlü kesiminin 2/B madde sahası niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra çekişmeli taşınmazın 2/B ile çıkarılan 18.975 m2 yüzölçümlü bölümünün üzerinde orman bitki örtüsünün bulunmaması, eğim durumu ve Hazine tarafından kişilere verilmiş olması karşısında davalılara verilmesinin hakkaniyetin gereği olduğu, 55.636 m2 yüzölçümlü kesiminin ise kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı ve eylemli orman olduğundan bu bölüm yönünden tapu kaydına değer verilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda … renk ile … 55.636 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların bu yere yönelik el atmalarının önlenmesine, kahverengi renk ile … 18.975 m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kaydındaki payları oranında davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Hazine, Orman Yönetimi ve davalılar tarafından temyiz edilmekle ve , Orman Yönetimi 22.06.2007 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2007/14568 E- 2008/3077 K sayılı kararı ile (Davacı Orman Yönetiminin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, Davalı kişilerin krokili raporda … renk ile … 55.636 m2 yüzölçümlü bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle davalıların aleyhindeki hükmün ONANMASINA, Davacı Hazinenin krokili raporda kahverengi renk ile … olarak işaretlenen 18.975 m2 yüzölçümlü kesimine yönelik temyiz itirazlarının kabulüne, hükme dayanak alınan uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda … Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda sınırlandırılan ormanın Temmuz 1945 tarih 39 numarada … Devlet Ormanı ismiyle 1957 Hektar 2500 m2 yüzölçümü ile tapuya tescil edildiği, çekişmeli taşınmazın tamamının bu ormanın sınırları içinde olduğu 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa gereğince makiye ayrıldığı, … tevzi komisyonunca 9 ada 30 parsel numarası ile tevzi yoluyla verilerek Aralık 1955 tarih 164 numarada kişi adına tescil edildiği, daha sonra 1987 yılında 40 nolu orman kadastro komisyonuca yapılan orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında taşınmazın 18.795m2 yüzölçümlü bölümünün orman rejimi dışına çıkarıldığı, taşınmazın ortalama % 12-30 eğimli olup, bazı bölümlerinin … otları, bazı bölümlerinde eğrelti, …, meşe, akçakesme vb maki bitkilerinin bulunduğu, Y.İ.B.B.G.K.nun 1993/5 E., 1996/1 K. sayılı kararı gereğince davalı kişilere ait tapu kaydının geçerli olduğu” bildirildiği, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/son ve 43. maddesi gereğince orman ve … muhafaza karakteri taşıyan makilikler muhafaza ormanı olduğundan makiye ayrılamayacağı,aslında orman olduğu halde yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak yapılan makiye ayırma işlemi yok hükmünde olduğu gibi Orman Yönetimi tarafından her zaman iptal edilebileceği, eylemli orman örtüsünün kaldırılması nedeniyle 1987 yılında 2/B madde işlemine tabi tutulan orman içinde bırakılan taşınmazın eğim durumu da nazara alındığında muhafaza makisi olduğu, İstanbul İlinin içme ve kullanma su ihtiyacını sağlayan Alibeyköy Barajına yakın mesafede muhafaza ormanı olduğu, bu haliyle makiye ayrılmayacağı, ayırma işleminin yasa ve yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle yok hükmün olduğu, … tevzi komisyonunca tapu kaydı oluşturulmuş ise de 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hükmün bulunmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağı ve bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza makisi, yani orman sayılması gerektiği, dava konusu parsel ve etrafının 15 milyon nüfuslu İstanbul İlinin içme ve kullanma suyunun önemli bir bölümünü karşılayan Alibeyköy Baraj Gölünün su toplama ve koruma sahası olup, bu baraj gölünü besleyen derelerin dava konusu taşınmazın yakınında geçtiği taşınmazın eylemli orman olma durumu ve halen üzerinde orman ağaçlarının bulunması nedeniyle taşınmazın bazı bölümleri üzerindeki orman ağaçlarının sonradan kaldırıldığı, bu durumun sonuca etkili olamayacağı, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, çekişmeli parselle aynı hukuki konumda olan komşu ve yakın komşu 182 sayılı parsel Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2003/623 sayılı ve 189 sayılı parsel Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1997/73, 195 sayılı parsel, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1998/358, 196 sayılı parsel, Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 2000/191 ve 204 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2000/347 ve 247 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1999/38 ve 296 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2003/194 ve 301 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2003/96 ve 307 sayılı parsel Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2001/375 ve 391 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2002/1111 sayılı dava dosyalarında davaya konu olduğu ve kişilerin davaların reddine, Orman Yönetimi ya da Hazinenin davalarının kabulüne dair verilen kararların sırasıyla 20. Hukuk Dairesinin 16.12.2005 gün 2005/9004-14766, 27.11.2001 gün 2001/4750-9040, 22.04.2004 gün 2004/3759-4469, 07.03.2005 gün 2004/12231 -2304, 13.12.2005 gün 2005/11030-15236, 23.09.2003 gün 2003/7399-5866, 13.05.2004 gün 2004/4248-5314, 14.12.2004 gün 2004/7584-13062, 04.11.2003 gün 2003/9110-7801 ve 14.03.2006 gün 2006/749-3295 sayılı kararları ile onandığı göz önünde bulundurularak davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gereğine) değinilmiştir
Mahkemece bozmaya uyularak, … Köyü … mevkii 3 pafta, 184 parsel sayılı taşınmazın 55636 m² yüzölçümündeki bölümü yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bilirkişilerin düzenlediği krokili raporda kahverengi renk ile … olarak işaretlenen 18975 m² yüzölçümündeki bölüm yönünden hazinenin davasının kabulüne, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile, hazine adına tapuya tesciline, (bilirkişi krokisinin karara eklenmesine), karar verilmiş, hüküm davacı … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman sınırları ve 2/B madde sahasında kalan ve yolsuz olarak oluşturulan tapu kaydın iptali – tescil ve el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 15.06.1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayalı yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın tamamının 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha sonra 55636 m² yüzölçümündeki bölümü orman sınırı içinde bırakılıp, 18975² yüzölçümündeki bölümün ise 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihinden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı ve koşulları var ise davalının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava konusu taşınmazı kendisine satan kişiden satış bedelini geri isteyebileceği nedeniyle, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davaya konu 184 parsel sayılı taşınmazın 18975² yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile, Hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, hüküm yerinde Hazine adına tescil edilen 18975² yüzölçümündeki bölümün, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığının ve koşulları var ise davalının taşınmazı kendisine satan kişiden satış bedelini geri alabileceğinin belirtilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki (bilirkişi krokisinin karara eklenmesine) kelimelerinden sonra gelmek üzere “ tapu kaydının beyanlar hanesine (184 parsel sayılı taşınmazın 18975² yüzölçümündeki bölümünün 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerdendir) şerhinin yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin davacı … VE ARKADAŞLARI’ndan alınarak,ayrı ayrı Orman Yönetimi ve Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının davacı … VE ARKADAŞLARI’na yükletilmesine 28/4/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.