Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4549 E. 2009/6583 K. 15.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4549
KARAR NO : 2009/6583
KARAR TARİHİ : 15.04.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 27 parsel sayılı 12.030 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden fındık bahçesi niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olup zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında seri bazında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde yanılgı sözkonusudur. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, 1960 tarihli Memleket Haritasında çalılık işaretli bölümde yeraldığı, üzerinde kısmen yabanlaşma sürecine girmiş yaşlı fındık ağaçları ile aralarında gelişen 3-10 yaşlarında orman ağaçlarının bulunduğu ve taşınmazın 6831 sayılı yasanın 1/F maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, ziraat uzmanı raporunda da eğiminin % 20 ila 60 olduğu, humus tabakası bulunduğu açıklanmıştır. Bir taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yazılı zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrı konulardır. Diğer taraftan; taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu seri bazda yapıldığı, köyün tamamını kapsayacak şekilde bir orman kadastrosunun bu güne kadar yapılmadığı da anlaşılmaktadır. Hazine, taşınmazın öncesinin orman olduğunu ve zilyedlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu iddia etmektedir.
6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde A-J bendleri arasında orman sayılan yerlerin istisnaları belirlenmiştir. Bunlardan 1/F bendi “…orman sınırları dışında, her türlü tasarruf belgeleriyle özel mülkiyette bulunan dağınık veya yer yer küme halinde ağaç toplulukları”nın orman sayılmayacağını öngörmekte ise de çekişmeli taşınmazın tespiti belgesizden zilyedliğe dayalı olarak yapılmıştır, herhangi bir tasarruf belgesi bulunmamaktadır. Bundan ayrı olarak; yine 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinde “funda veya makilerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerler”in orman sayılmayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, maddenin karşı anlamından orman ve … muhafaza karakteri taşıyan çalılık, fundalıklarla örtülü yerlerin orman sayılacağı açıktır. Bilimsel yönden eğimi % 12’nin üzerinde olan taşınmazların … muhafaza karakteri taşıdığı kabul edildiği gibi 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesinde % 12’den fazla eğimli olan maki ve fundalık yerlerin … muhafaza karakteri taşıyacağı ve 26/j maddesinde bu tür yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu tür yerler orman rejimine girdiğinden herhangi bir nedenle orman kadastrosu sınırlarının dışında bırakılmış olması bu yerlerin orman olma niteliğini ortadan kaldırmaz ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış orman olması nedeniyle her zaman orman sınırları içine de alınabilir. Anayasanın 169. Maddesi gereğince ormanlar zilyetlikle kazanılamaz. O halde; çekişmeli taşınmazın eğimi, eski tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu alanda kalması ve üzerindeki
orman ağaçlarının varlığı göz önünde bulundurularak orman sayılan yerlerden olması nedeniyle hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken farklı görüş ve düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.