Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4670 E. 2010/1001 K. 02.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4670
KARAR NO : 2010/1001
KARAR TARİHİ : 02.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosunun iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar Çankaya İlçesi, … Mahallesindeki 26293 ada 17 sayılı 329 m2 yüzölçümündeki parselin adlarına tapuda kayıtlı olduğunu, orman sayılmayan yerlerden olduğu halde, yörede ilk defa yapılarak 27.04.2001 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda Çankaya Devlet Ormanı olarak orman sınırları içine alındığını ileri sürerek,devlet ormanı olarak belirlenen orman kadastro işleminin iptali ile devlet ormanı olarak yapılan sınırlandırmanın iptali istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece Orman Bakanlığı ve Hazineye yönelik davanın husumetten reddine, Orman Yönetimine yönelik davanın kabulüne, dava konusu Çankaya ilçesi, … mahallesindeki 26293 ada 17 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman kadastro işleminin iptali ile orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca tapu kaydına dayanılarak 10 yıllık süre içinde açılan Orman kadastrosunun iptaline ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 27/04/2001 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dava konusu Çankaya İlçesi, … Mahallesindeki 26293 ada 17 parsel sayılı taşınmazın öncesinde, yörede yapılan genel arazi kadastrosunda 3497 ada 19 parsel numarası, 5948 m2 yüzölçümü ve harap bağ niteliği ile 02/06/1987 tarihinde Hazine adına tescil edildikten sonra, 13/02/1960 tarihinde mülkiyetinin Ankara Belediyesine devredildiği, 02/06/1987 tarihinde ise mülkiyetinin Çankaya Belediyesine geçtiği, daha sonra yapılan imar uygulaması ile İmrahor- III. Etap parselasyon planı uyarınca, davaya konu 26293 ada 17 parsel ile birlikte 14, 15, 16, 18, 19, 20, 21 ve 9 sayılı imar parsellerinin oluşturulduğu,davaya konu parselin 13/6/1991 tarihinde davacı gerçek kişilere satıldığı ve tapu kaydında halen davacıların ½ şer paya malik oldukları anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın beşinci faslında, ağaçlandırma ve imar işleri başlıklı bölümde yer alan 57. maddesinde “Orman sahasını artırmak maksadıyla … Devlete ait olup orman yetişme muhiti şartları bakımından elverişli olan yerlerde; köy tüzelkişilikleri ve diğer gerçek ve tüzelkişiler tarafından Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülecek planlara göre ağaçlandırma yapılabilir.
Köy, kasaba ve şehirler civarında Devlete veya diğer kamu tüzelkişilerine ait arazilerde de gerekli şartlar bulunduğu ve ilgili kuruluşların talebi olduğu veya muvafakatları alındığı takdirde bu kuruluşlarca tesis edilmek ve bakılmak şartıyla orman idaresince ağaçlandırmalar yapılabilir.
Bu yerler için lüzumlu fidan ile ağaçlandırma planları ve ağaçlandırma ile ilgili yardımlar bedelsiz sağlanabilir. Ağaçlandırılan sahayı orman halinde koruyup idame ettirmeyenlerden izin hakları geri alınır. İmar ihya çalışması yapılacak bozuk koru ve bozuk
2009/4670-1001
baltalık ormanlarda da bu fıkra hükümleri uygulanır. Mülkiyeti Hazinede kalmak üzere bu ağaçlandırma sonucu meydana gelecek ormandan faydalanma usulü, bu yasada yer alan hususi ormanlara ait hükümlere göre yürütülür. … uygulama usul ve esasları Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte gösterilir.” Yasanın 59. maddesinin birinci fıkrasında “57’nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı yerlerdeki ağaçlandırılmış sahalar, ilgili kamu kuruluşuna teslim edilir ve bunlar hakkında bu yasanın hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlara ilişkin hükümleri uygulanır.
Kendi arazilerinde ağaçlandırma yapmak isteyen gerçek kişilerle özel hukuk tüzelkişilere, sahipleri tarafından talep edildiği takdirde; plan ve proje yapımında ve bunların uygulamalarında, orman idaresince teknik yardım yapılabilir, plan ve projeleri Orman Genel Müdürlüğünce tasdik edilmiş sahaların fidan ihtiyaçları parasız karşılanır. Bunlar hakkında hususi ormanlara ilişkin hükümler uygulanır.”
Aynı Yasanın 63. maddesinin 3. fıkrasında da “…Ağaçlandırma planları ve ağaçlama bilgisine ait türlü yardımlar, orman idaresince parasız yapılır. Plana göre ve müddeti içinde ağaçlandırılan sahalar ağaçlamaya başlanan yıldan itibaren beş yıl sonunda bu ağaçlamayı yapana parasız temlik olunur.” hükümleri bulunmaktadır.
Tüm bu yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu gerek özel mülkiyete ait gerekse kamuya ait taşınmazlarda ağaçlandırma faaliyetinin, yalnızca Orman Yönetimi tarafından yapılması gerekmediği gibi, özel ve tüzel kişilikler tarafından da yasada belirlenmiş koşullar çerçevesinde (11.03.1989 tarih ve 20105 nolu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ağaçlandırma yönetmeliğinde düzenlenen kurallara göre) ağaçlandırma yapılabileceği anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı ORMAN YASASININ 1. maddesinin (G) istisna bendinde, orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerlerin orman sayılmayacağı belirtilmiş,yine , 15.07.2004 tarihli ve 25523 (asıl) sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6831 sayılı orman kanununa göre orman kadastrosunun uygulanması hakkında yönetmeliğin 23. maddesinde, 6831 Sayılı Kanunun 1 inci maddesinin; (G) bendi kapsamına giren ağaç ve ağaçcıklarla kaplı yerlerde; sahipli arazi üzerinde bulunan, birbirinin devamı niteliğinde ve gerçek bir bütünlük teşkil eden, yüz ölçümü bir bütün olarak üç hektarı geçen ağaç ve ağaçcık topluluklarının bulunduğu yerlerin özel orman sayıldığı,tapu ile sahipli ve emekle yetiştirilen ormanlarda devamlılığın ve bütünlük unsurunun tapunun kapsadığı sınırlar ile değerlendirileceği,tapunun kapsadığı alan üç hektarı geçiyor ise bu yerlerin özel orman sayılacağı,sahipli arazi üzerinde olup da birbirine bitişik olmayan ve yüzölçümü üç hektardan küçük olan ağaç ve ağaçcık toplulukları orman sayılmayacağı,bu durumda her ağaç ve topluluğu ayrı ayrı değerlendirileceği hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemelerdeki amaç, kişi veya kurum adına tapuda kayıtlı olup da bir bütün halinde 3 hektarlık yüzölçümünden daha büyük ağaç ve ağaççık topluluklarının orman rejimine tabi olmasıdır. Yasal düzenlemenin, amaca uygun olarak yorumlanması halinde ise, ağaç ve ağaçcık topluluklarının orman rejimine tabi olmasını sağlayacak 3 hektarlık yüzölçümünden daha büyük olma durumunun, bir parselin yüzölçümü bazında değil, kişi veya kuruma ait birbirine bitişik parsellerin yüzölçümlerinin toplamının 3 hektardan büyük olması şeklinde kabul edilmelidir.
Somut olayda, dosya kapsamı ve uzman bilirkişiler, orman yüksek mühendisi …, …, …, Harita Mühendisi …, Hukukçu … tarafından düzenlenen 30/04/2008 tarihli rapor ve eki harita ve krokilerine göre,dava konusu ve davacılar adına tapuda kayıtlı taşınmazın, orman kadastrosunda 611, 615 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hatta göre krokide (A) ile işaretli 302 m2 yüzölçümündeki bölümünün Çankaya Devlet Ormanı içinde, (B) ile işaretli 27 m2 yüzölçümündeki bölümünün de orman sınırı dışında olduğu halen üzerinde orman ağaç ve ağaçcıkları bulunmayan boş arsa görünümünde olduğu, eski tarihli resmi belgelerde de orman
2009/4670-2010/1001
sayılmayan yerlerden olduğu, davacı tapu maliklerinin istemi yahut izni olmaksızın ağaçlandırma çalışmasına konu edildiği ve zaman içinde de üzerindeki bitki örtüsünün kaldırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.