Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/469 E. 2009/3988 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/469
KARAR NO : 2009/3988
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA KONUSU : … Kasabası Berende mevkiinde bulunan taşınmaz

Taraflar arasındaki TESCİL davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 18/07/2006 gün ve 2006/10618-10227 EK. sayılı ilamıyla “DÜZELTİLEREK ONANMASINA” karar verilmiş, süresi içinde “DAVALI HAZİNE VEKİLİ ” tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabası Berende mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 07.06.2005 gün 2005/4835-7453 sayılı bozma ilamında “çekişmeli taşınmaza komşu olan 546 parselin kadastro tespit tutanağı ve dayanak belgelerinin dosya arasına getirtilip uygulanmadığı, davacı adına senetsiz ve belgesiz araştırması yapılmadığı, komşu parsellerin dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünü “…” okudukları, “…”’nin ne anlama geldiğinin belirlenmediği, bu sebeplerle çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edilmesi halinde taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Hazine, yargılamanın devamı sırasında, çekişmeli taşınmazın 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/6. Maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece … bilirkişi raporunda (A ve B) ile işaretli toplam 38.607 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, (C) ile işaretli 17.866 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik davanın taşlık yerlerden olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle dairece (hüküm fıkrasında yer alan “Aynı raporda (C) harfi ile gösterilen … renk ile taralı taşınmaza ilişkin davanın reddine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “… bilirkişiler … … ve … Önal tarafından düzenlenen 30.03.2006 tarihli krokili raporda (C) ile işaretlenen 17.866m2 yüzölçümlü taşınmazın … Köyü’ne (… Kasabası) ait devam eden en son parsel numarası verilerek “taşlık ve …” niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına) karar verilmiş
Bu kez; davalı hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1953 yılında yapılmış ve sonuçları 30.01.1954 – 01.03.1954 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
Tescil davasına konu taşınmazın, ….., (…. Köyü eski 546 (ifrazen 1282, 1283 yenileme sonucu 103 ada 1 ve 4) yine aynı köy 547, (yenileme sonucu 115 ada 1) nolu parsellerin kuzeyinde 548 (yenileme ile 114 ada 1) nolu parselin doğusunda ve… Köyü 4, 5, 6 ve 7 nolu parsellerin güneyinde kadastro harici yerde kaldığı, …Köyü parsellerinin 1955 yılında 17 numaralı … tevzi komisyonunun dağıtımı sonucu oluşturulan … tevzi tapularının revizyon görmesi sonucu tesbit tutanaklarının düzenlendiği, ancak itiraz üzerine kadastro mahkemesinde dava açıldığı ve 1988, 1989 ve 1997 tarihlerinde hükmen tapuya tescil edildikleri, …Köyü 4, 5, 6 ve 9 nolu parsellerin tutanak asıllarının 2. Kadastro Mahkemesinin 1983/2111 sayılı dosya içinde ve 8 nolu parsel tutanağının da 2. Kadastro Mahkemesinin 1990/2111 sayılı dosya içinde olduğundan gönderilemediği, güneyde bulunan 546, 547 ve doğuda bulunan 546 nolu… Köyüne ait parsellere revizyon gören tapu kayıtları ve kuzeydeki …Köyü … tevzi tapu kayıtları haritası talbendikatif tutanakları belirtilmelik tutanaklarının getirtilmediği, keza iade kararı üzerine getirtilen memleket haritalarında taşınmaz ve çevresinin blok kayalıklarla kaplı olduğu görüldüğü halde, imar ihyanın ve zilyetlikle kazanma koşullarının nasıl oluştuğu tam olarak araştırılmadığı için anlaşılamamıştır.
O halde öncelikle mahkemece, Refahiye (…) Köyü 547 nolu parsele revizyon gören Ekim 1936 tarih 7 ve Mayıs 1958 tarih 50 sayılı ve… Köyü 548 numaralı parsele revizyon gören Ekim 1936 tarih 8, mayıs 1958 tarih 49, Ocak 1943 tarih 14, Mayıs 1936 tarih 58, Mayıs 1958 tarih 51, Şubat 1936 tarih 27, Ocak 1943 tarih 17 sayılı tapu kayıtlarının geldi kayıtları yırtık olduğundan yerel tapu idaresinden gönderilemediği anlaşıldığından, bu kayıtların ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri, yerel tapu idaresi ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden istenmeli,yine …Köyü 4, 5, 6 ve 9 numaralı parsellerin tutanak asılları 2. Kadastro Mahkemesinin 1983/211 ve 8 numaralı parselin tutanak aslı 2. Kadastro Mahkemesinin 1990/211 sayılı dosya içinde bulunduğundan bunların birer örneği dosyaya konularak söz edilen dava dosyaları getirtilip davanın konusu ve sonucu tutanağa geçirilmeli, şayet davaları sonuçlanmış ve kesinleşmişse, dava dosyaları bu dosya içine konulmadır.
…Köyü 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 sayılı parseller (1955 yılında 17 numaralı … tevzi komisyonunca oluşturulan Mart 1955 tarih cilt 153’de bulunan 124 numaralı tapu kaydı ile bu tapu kayıtlarına ait ve üst numaralarda bulunan tapu kaydından revizyon gördüğünden) bu kayıtların numaralarından ya da tapu kayıtlarından tesbit edilerek bu kayıtların ilk oluştuğu günden itibaren Tapu Sicil Müdürlüğünden istenmeli, yine bu parseller hükmen tescil edildiğinden, hüküm dosyaları dahi getirtilerek dosya içine konulmalıdır.
17 numaralı … tevzi komisyonunun 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre Tatarlı Köyünde … tevzi işlemi yaptığı ve bu tapuları Mart 1955 tarih 120, 121, 122, 123, 125, 126, 127, 128, 129 ve 130 numaralı tapular ile bunların alt ve üst numaralı da tescil edildiği anlaşıldığından, … tevzi komisyonunun… Köyünde … dağıtımı ile ilgili belirtmelik, talbendikatif ve harita örnekleri ve Adana İl Özel İdare Müdürlüğü ya da bulunduğu yerden getirtilmelidir
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Somut olayda; mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
O halde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile (bir) (üç) yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasa 17. md. ikinci paragraf, 2981 Sayılı Yasa Geçici Madde – 2 Son paragraf),
4) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614
ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
j) Orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;
a) Taşınmazın eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı,
b) Keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı,
c) Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli,
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın … ya da … … arazisi olup olmadığı konusunda (5403 Sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, … … arazisi: … yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 18/07/2006 gün ve 2006/10618-10227 EK sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA 10/3/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.