YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/476
KARAR NO : 2009/2622
KARAR TARİHİ : 18.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. ve …. Köyü 120 ada 2 ve 7, 142 ada 11, 154 ada 58, 104 ada 11, 106 ada 2 ve 39, 108 ada 21 parsel sayılı taşınmazlar asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek … hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye hukuk mahkemesinde davacılar tarafından açılmış olan tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Yargılama sırasında Orman Yönetimi taşınmazların orman olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının reddine, çekişmeli parsellerin …, … ve … …. adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunudğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen oran kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1998 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde çalışması vardır.
Çekişmeli 104 ada 11 parsel 3000 m2 yüzölçümüyle, dava dışı 10, 12, 13, 22 parsellere de revizyon gören K.Evvel 1339 tarih 125 numaralı tapu kaydı nedeniyle; 106 ada 2 parsel 947 m2 yüzölçümüyle dava dışı 1 ve 3 parsellere de revizyon gören K.Evvel 1339 tarih 124 numaralı tapu kaydı nedeniyle; 106 ada 39 parsel 3798 m2 yüzölçümüyle 38 ila 49 parsellerin tümüne revizyon gören Mayıs 1971 tarih 16 numaralı tapu kaydı nedeniyle; 108 ada 21 parsel 940 m2 yüzölçümüyle K.Evvel 1339 tarih 127 numaralı tapu kaydı nedeniyle ; 120 ada 2 parsel 4813 m2 yüzölçümüyle 1 ila 6 parsellerin tümüne revizyon gören 27 yazım numaralı vergi kaydı nedeniyle; 120 ada 7 parsel 20055 m2 yüzölçümüyle 26 yazım numaralı vergi kaydı nedeniyle; 142 ada 11 parsel 5218 m2 yüzölçümüyle 8 ile 13 parsellerin tümüne revizyon gören Ağustos 1933 tarih 39 numaralı tapu kaydı nedeniyle; 154 ada 58 parsel ise 6973 m2 yüzölçümüyle 385 yazım numaralı vergi kaydı nedeniyle … haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit görmüş, mahkemece çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davacılar adına tescile karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi … … tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı açıklanmıştır.Ancak rapora ekli 1959 tarihli Memleket Haritasına göre 108 ada 21 parsel ile 106 ada 2 parsel orman rumuzlu alanda, yine 142 ada 11 parselin (A) bölümü amenajman planında meşe-baltalık rumuzlu alanda gösterildiği halde mahkemece bu konular üzerinde durulmamıştır. Çekişmeli taşınmazların tespitine esas alınan tapu ve vergi kayıtları ile ilgili yeterli inceleme yapılmadan, soyut ve yetersiz bilirkişi sözlerine dayanılarak sözü edilen kayıtların çekişmeli taşınmazlara ait olduğu kabul edilmiş,kayıtlar ilk oluştuğu günden itibaren, diğer revizyon parsellerinin tutanakları ile birlikte getirtilip taşınmazlara uyup uymadığı, kaydın sınırlarının sabit olup olmadığı miktar fazlalığı bulunup bulunmadığı, miktar fazlası varsa bu kesimin zilyedlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ve zilyedlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Bir taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrı konulardır. Hazine kazanma koşullarının oluşmadığını iddia ettiğine göre bu konuların araştırılması gerekir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile dava tarihinden önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile (üç) yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları, orijinal renkli memleket haritaları ve kesinleşmiş tahdit haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışındakalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasa 17. md. ikinci paragraf, 2981 Sayılı Yasa Geçici Madde – 2 Son paragraf), 4) Dava tarihinden 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) Kadastro (Tapulama) mahkemesince orman sayılan yer olması nedeniyle hükmen tescil harici bırakılan yerlerden olduğunun (Bu tür yerler, Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve 2. fıkrası gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması zorunludur.) anlaşılması (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararları), hallerinde, özel ve tüzel kişiler adlarına özel mülk niteliğiyle tapuya tescil edilemeyeceğinden başka bir araştırmaya gerek olmadan kişilerin davasının reddine, karar verilmelidir.
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, taşınmazlar orman sayılan yerlerden değilse revizyon gören kayıtlar ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile getirtilmeli, diğer revizyon parsellerine ait kadastro tespit tutanakları ile kadastro yoluyla oluşan tapu kayıtları ve tümünü dıştan çevreleyen komşu parsel tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler de getirtildikten sonra ,yerine uygulanmalı, değişir sınır içeren kayıtların kapsamı 3402 Sayılı Yasanın 20 ve 21. maddelerine göre belirlenmeli, taşınmaz tapu kayıt kapsamında kalsa bile 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesi gereğince hak sahibi tarafından tapu kaydı niteliğine uygun olarak kullanılmayan yerlerde tapu kaydına değer verilemeyeceği düşünülmeli, kayıt miktar fazlası kısım kalıyorsa hazine davada taraf olduğundan 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde yazılı koşullar çerçevesinde kazanılıp kazanılamayacağı belirlenmeli,
Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli,
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 17/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.