Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4794 E. 2009/8250 K. 14.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4794
KARAR NO : 2009/8250
KARAR TARİHİ : 14.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, … Köyü 13 ada 1 parsel sayılı taşınmazın öncesinin 1600 numaralı parsel olduğu, bu parselin 1959 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda gerçek kişiler adına tescil edildiği, 1942 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisindeyken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. mahkemece davanın kabulüne, dava konusu Kovanlık köyü 13 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tescile karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 8 numaralı orman kadastro komisyonunca 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcuttur, daha sonra, 1985 yılında 57 numaralı yapılan ancak ilan edilmeyen aplikasyon, 1989 yılında yapılıp, 06.09.1989 tarihinde ilan edilen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Kovanlık Köyü, Çakıldere mevkii 1600 parsel sayılı 17 hektar 9000 m2 ve 1601 parsel sayılı 55500 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kabili ziraat hali arazi niteliğiyle K.evvel 1322 tarih 48, Haziran 1952 tarih 4 sıra numaralı tapu kayıtları ile öncesinde 1600 ve 1601 parsellerin bir bütün olduğundan, taşınmazlar için 27.1.1953 tarih ve 67, 18.3.1953 tarih ve 88 numaralı tapu kayıtları ile … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1955/164 esas ve 1956/563 karar sayılı ve 09.07.1956 tarihli ilamı ile Temyiz Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 1959/1223 esas ve 1342 karar sayılı red ilamı ile 30.09.1957 tarih ve 1957/4721 – 4476 sayılı meni müdahale kararı ve eki olan 17.04.1956 tarihli harita suretinin ibraz edildiği, Haziran 1952 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydının, mahlulat defteri 100. sayfada 1557. sıradan, K.evvel 1322 tarih ve 48 numaraya geldiği, bu kaydın yerinin 30 dönüm olduğu, dönümüne itibar edilip hududuna itibar olunmayarak satıldığı, meni müdahale kararının 1600 ve 1601 parselleri kapsarsa da, sadece meni müdahaleye ilişkin olduğu, tapu fazlasının Hazineye ait olmadığı anlamına gelmeyeceğinden söz edilip tapu miktarı kadar pay 13780/179000 … , kayıt fazlası bölüm ise 165220/179000 pay olarak Hazine adına 14.07.1959 tarihinde tesbit edilmiş, …

-2-
2009/4794-8250

Köyü tüzel kişiliği, ve aynı köyden … …, … ve diğerlerinin itirazının reddine ve çekişmeli … Köyü 1600 ve 1601 parsellerin tesbit gibi tesciline ilişkin, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 25.09.1962 gün ve 1960/232 – 303 sayılı kararı, Yargıtay 7 Hukuk Dairesinin 24.01.1963 gün ve 1962/11976-620 sayılı kararı ile onandıktan sonra karar düzeltme talebinin de aynı dairenin 03.05.1963 gün ve 1963/3375 – 4040 sayılı karar ile red edildikten sonra kesinleşmiştir
Çekişmeli parselin ifraz edildiği 1600 ve 1601 parsellerin bulunduğu yerde Köy Hizmetleri … İl Müdürlüğü Köy Yerleşim Alanı Tesbit Komisyonunca 11.11.2003 tarihinde 3367 Sayılı Yasa hükümleri gereğince köy yerleşim alanı uygulaması yapıldığı bildirip, buna ilişkin dağıtım cetveli, harita ve ozaliti gönderilmiş, 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü 05.04.2002 tarihinde … Köyü 13 ada 1 sayılı parselin tapu kaydında tamamının 2/B madde uygulamasına konu yer olduğuna ilişkin şerh bulunduğu halde, … … adına kayıtlı iken, 05.04.2002 tarihinde aynı köyden … Çetine satıldığı bildirilmiştir.
Çekişmeli Kovanlık Köyü 13 ada 1 Parsel sayılı 1246 m2 yüzölçümündeki kabili ziraat hali arazi niteliğindeki taşınmaz, 16.08.1991 tarihinde ifrazen Köy Tüzel kişiliği adına oluşmuş, 18.10.1997 tarihinde … …’a tahsis edilmiştir. 05.04.2002 tarihinde …’e satılmıştır. Başka deyişle çekişmeli parsel önceki … … …’a 3367 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsis edilmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu parselin, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı; makiye ayırma işlemine konu edilmediği, 1985 yılında 2896 sayılı yasa döneminde yapılıp 06.09.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, belirlenip,
Çekişmeli taşımaz, 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, 1963 yılında arazi kadastro ekiplerince bu durum göz önünde bulundurulmadan ikinci kez kadastrosunu yaparak o tarihde kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmazlar hakkında sicil oluşturduğu 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayalı Yasanın 22/1. maddesi hükümlerine göre “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934 üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edileceği”, bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle TMY’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre M.Y. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin ikinci kadastronun bulunduğu, hallerde uygulanamayacağı,
6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil

-3-
2009/4794-8250

niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı gibi, ancak 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre, … ve Orman Bakanlığınca tasarruf edilebilir. Bu taşınmazın 3367 Sayılı Yasa hükümlerine göre köy yerleşim yeri olarak belirlenmesi ve iskan yeri, başka deyişle köy evi yeri olarak tahsis edilemeyeceği, aksinin Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırılık teşkil edeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre davalı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 14/05/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.