YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4851
KARAR NO : 2009/7540
KARAR TARİHİ : 05.05.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davaya konu Nilüfer İlçesi … Köyü 101 ada 1307 parsel sayılı taşınmaz 12330,24 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı … YÖNETİMİ, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içindeki yerlerden olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, 12.12.2002gün ve 2000/31-2002/90 sayılı karar ile, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2003/3758 – 2004/4842 Karar sayılı bozma kararı ile “Uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritasına göre konumu tam olarak belirtilmeden ve tahdit krokisi ile irtibatı sağlanmadan tahdit haritasında (x) ile işaretlendiği, bu hali ile alınan raporun yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu nedenle, mahkemece yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine; dava konusu … İlçesi, … Köyü 101 ada 1307 parselin kadastro tespitinin iptali ile, … bilirkişisi Şener Okumuşlar’ın 05.06.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün aynı ada ve parsel numarası ile … oğlu, 1943 doğumlu … adına, taşınmazın rapor ve krokide (B) ile gösterilen bölümünün ayrı parsel numarası verilmek suretiyle ve kadastro tespit tutanağında belirtilen diğer nitelikleri ile orman vasfı ile … adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili ile HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 8/4/1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
-2-
2009/4851 – 7540
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşen orman kadastrosuna dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu Nilüfer İlçesi, … Köyü 101 ada 1307 parselin kadastro tespitinin iptali ile, … Bilirkişisi Şener Okumuşlar’ın 05.06.2008 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün orman sınırı dışında, (B) ile gösterilen bölümünün orman sınırı içinde olduğunun saptandığına göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasıyla açılan bir davansının ya da davaya katılımının bulunmadığı, Hazinenin resen davaya dahil edilmiş olmasının davacı sıfatını kazandırmayacağı ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceği anlaşıldığından, mahkemece vekalet ücretinin ve yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple; hüküm fıkrasının üçüncü ve beşinci bentlerinde yer alan (davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı İdareye verilmesine) kelimeleri tümüyle hükümden çıkarılarak, hüküm fıkrasının üçüncü ve beşinci bentlerindeki yerine, (davalı …’den tahsili ile davacıya verilmesine) cümleleri eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/05/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.