Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4874 E. 2009/6591 K. 15.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4874
KARAR NO : 2009/6591
KARAR TARİHİ : 15.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, kendi mülkiyetinde bulunan, tapuda Haziran 1953 tarih 190 sayfa, 188/86 Ciltte kayıtlı … köyünde bulunan araziden davalı tarafça orman gibi gösterilerek enerji nakil hattı geçirildiğini ve herhangi bir bedel de ödenmediğini bildirerek, elatmanın önlenmesini, direk ve tellerin kal’ini, bu mümkün olmadığı takdirde tazminata hükmedilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 2007 yılında yapılmış, ancak bu dava yönünden kesinleşmemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda Memleket Haritası ile arazi kadastro paftası arasında irtibat sağlanmadan yapılan araştırma incelemeye göre ve davacının dayandığı tescil ilamı da getirtilmeden karar verilmiş olmasının isabetsizliği bir yana 31.05.2007 tarihli geri çevirme kararı ile dosyaya getirtilen belgelerden yargılamanın devamı sırasında arazi kadastrosu çalışmalarının yapıldığı, çekişmeli taşınmaza 130 ada 1 parsel numarası verilerek orman niteliğiyle kadastro tespit tutanağı düzenlendiği ve tutanağın henüz kesinleşmediği,Kadastro Mahkemesinin 2007/ 58,66,70,71,73,74 sayılı dosyalarında davalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Kadastro Mahkemesinde süren davaların yanında kadastro tesbit tarihinden önce 12.09.2005 tarihinde açılan ve mülkiyete ilişkin olan temyize konu davanın varlığının da kadastro tesbitinin kesinleşmesini önleyeceği, davanın kadastro tesbitine itiraza dönüşeceği ve genel mahkemenin görevinin sona ereceği (3402 Sayılı Yasa. md.5-10,25, 26,27) gözetilerek mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve dava dosyasının kadastro mahkemesine aktarılmasına karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 15/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.