Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4917 E. 2009/7037 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4917
KARAR NO : 2009/7037
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 128 ada 82 parsel sayılı 8470 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle 1937 tarih 46 yazım nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; öncelikle yörede 1988 yılında yapılan orman kadastrosunun seri bazda, yani herhangi bir köy veya belde sınırı esas alınmadan sadece ismi belirlenen orman bazında (Soğanlıçay serisi) yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda serinin dışında kalan ormanlar yönünden yapılıp kesinleşen bir orman kadastrosunun varlığından sözedilemeyeceği için, serinin dışında kalan taşınmazların hukuki durumu ve orman olup olmadığının eski tarihli resmi belge niteliğindeki memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarına göre belirlenmesi gerekirken uzman bilirkişi … … tarafından bu yönde bir inceleme yapılmadan , sadece orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme yapılmış olduğu anlaşılmaktaysa da aşağıda yazılı bozma nedenlerinin varlığı dolayısıyla bu yön bozma konusu yapılmayacaktır.
Yukarıda da belirtildiği gibi, mahkemece taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı kabul edilmişse de, bir taşınmazın orman sınırı dışında kalması ile zilyedlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Çekişmeli taşınmaza ve dava dışı 81 parsele revizyon gören 1937 tarih 46 yazım numaralı 20 Ar (2000 m2) yüzölçümündeki vergi kaydının sınırları D: … …, B: G: Set (uçurum), K: … okumaktadır ve aynı kayıt kapsamındaki dava dışı 81 parsel (2075 m2) zeminin … yapısı nedeniyle ham … niteliğiyle hazine adına tespit ve tescil edilmiştir 81 ve 82 parseller bir bütün olarak düşünüldüğünde üç tarafı 159ada 11 parsel numaralı orman parseliyle, bir tarafı da Maliye Hazinesi adına kayıtlı 89 parsel ile sınırdır. 18.10.2006 günlü keşifte zapta geçen hakim gözleminden taşınmazın yabani otlarla kaplı, ekilmemiş, etrafı orman ağaçları ile çevrili olduğu anlaşılmakta, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da önceleri arpa, buğday,mısır ekilirken mısırı domuzların yemesi nedeniyle ekilmediğini, sadece buğday ekildiğini, Ziraat uzmanı bilirkişi ise üzerinin yabancı otlarla kaplı olduğunu açıklamışlardır.
Açıklanan şu duruma göre taşınmazın zilyedliğe konu olmadığı açıktır. Zilyedlikle birleşmeyen vergi kaydı da sahibi lehine bir hak oluşturmaz. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne ve hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu hazine davasının reddedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 28/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.