YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4933
KARAR NO : 2009/7244
KARAR TARİHİ : 30.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.04.2008 gün ve 2008/4589-6404 sayılı kararıyla çekişmeli … Mahallesi 25894 ada 4 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında olduğu saptanan ve … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 117 m2 bölümü yönünden davanın reddine ilişkin hüküm onanmış, aynı krokide (B) ile gösterilen bölüme ilişkin hüküm ise “uzman bilirkişi ve … bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın bu bölümünün 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca, Akdeniz makisi olarak tesbit edilmişse de, 1978 yılında Orman Yönetimi tarafından, makiye ayırma işlemine değer verilmeyip, orman kadastro sınırı içinde kalmaya devam ettiği kabul edilerek, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, ancak, bu işlemler göz önünde bulundurulmadan, çekişmeli imar parselinin, 1970 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda vergi kaydı ve zilyetlikle … … adına tesbit edilen, … Yönetiminin açtığı davanın reddine ilişkin Tapulama Mahkemesinin 24.12.1986 gün ve 1975/180-438 sayılı kararının kesinleşmesiyle tapuya kayıt edilen … köyü 49 sayılı parselin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşturulduğu, Tapulama Mahkemesinin 24.12.1986 gün ve 1975/180-438 sayılı kararınn taraf olmayan Orman Yönetimi ile bu dosyada davası yada katılımı ve çekişmeli parselin ifraz edildiği 49 sayılı parsele ilişkin davalı sıfatının dolayısıyla taraf sıfatı bulunmayan Hazine yönünden bağlayıcı olmadığı, … Köyünde 1952 yılında çalışan I numaralı makiye ayırma komisyonun, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu, ayrıca bu komisyonun, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemeyeceği, orman sayılan yerler ile 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü
iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlar, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, hususları gözetilerek, Hazine çekişmeli Parselin … … tarafından düzenlenen 27.03.2007 tarihli rapora ekli krokide (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilerek BOZULMUŞTUR. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda bu kez çekişmeli taşınmazın … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 27.03.2007 tarihli kapor ve krokisinde (A) ile gösterilen bölümü ile ilgili karar onanarak kesinleştiğinden bu bölümle ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, çekişmeli … köyü 25894 ada 4 sayılı parselin aynı krokide (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın KABULÜ ile bu bölümün de tapu kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine, kesinleşen 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasının 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 17.03.1977 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 17.02.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, … merkez beldesi sınırları içinde 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 435 m2 yüzölçümünde, tapuda davalılar adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, arazi kadastrosunda … … adına tesbit edilip, … Yönetiminin davasının reddine ilişkin Tapulama Mahkemesinin 24.12.1986 gün ve 1975/180-438 sayılı kararı ile tesbit gibi … … adına tescil edilen 18400 m2 yüzölçümündeki … Köyü 49 ve ihdasen Hazine adına ham … ve taşlık niteliğiyle tescil edilen 190 hektar 1877 m2 yüzölçümündeki 364 sayılı parselinden, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifrazen oluşmuş, satış ile davalılara geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna,
1. Çekişmeli parselin gerçek kişiler adına tesbit tutanağı düzenlenen … Köyü 49 ve Hazine adına ihdasen tescil edilen 364 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluştuğu, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
2. … Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, … 2. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, … Köyü 49 ve 364 sayılı parsellerin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parsellerin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi, çekişmeli parselin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, … köyü 49 ve 364 sayılı parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu parselin hangi kadastro parselinden ifraz edilmişse, mahkemenin bu karının ifraz parselinin geldisi olan kadastro parseli için geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı hususları gözetilerek, Hazinenin çekişmeli parselin 27.03.2007 tarihli … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen davasının da kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü” orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne, göre davalı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.