YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4936
KARAR NO : 2009/7005
KARAR TARİHİ : 28.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 3/12/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/4/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davalı … geldi,karşı taraftan davalı … vekili avukat … … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı:
K A R A R
Davacı, … Köyü, … mevkinde bulunan Doğusu 2717 parsel ile 151 parsel, Kuzeyi … … tarlası ve 355 parsel, Güneyi … çayı ve yol, Batısı … … mirasçılarına ait taşınmazlarla çevrili yaklaşık 3 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın … … tarafından imar ihya edilip … arazisi haline getirilerek 40 yıl … sıfatıyla zilyet olduğunu daha sonra kendisinin satın alarak zilyetliğini devraldığını kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu ileri sürerek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescili istemiyle dava açmıştır
Mahkemece 12/04/2007 gün ve 2007/13237-15869 sayılı karar ile, davanın kısmen kabulüne ve krokide (B1), (A1), (A2) ve (A3) ile gösterilen toplam 1706 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline krokide B1 ile gösterilen bölüme yönelik davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı kişi ve hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. hukuk dairesinin 06/12/2007 gün ve 2007/13237-15869 sayılı bozma kararında(16/06/2005 tarihli keşif sonucu uzman bilirkişi … tarafından düzenlenen raporda taşınmazın 2245 ila 2267 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı,1952 yılında makiye ayrıldığı, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca 1977 yılında makiye ayrılan yerlerden olduğundan 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan ilk orman kadastrosunun da yargıtay 2.hukuk dairesi başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19/12/1947 tarih 208 sayılı karar ile iptal edildiğinden söz edilerek yeniden yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışına bırakıldığını, 1988 yılında yapılan işlemde durumunun değişmediğinin saptandığını, sonradan yapılan keşifte rapor veren bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporda taşınmazın 69 ila 72 numaralı orman sınır noktaları ile 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığının bildirildiği bilirkişi … …’un verdiği raporun 1977 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonunca tesis edilen orman sınır hattı olduğu 1942 yılında orman kadastrosunda belirlenen hat olmadığı, 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırlarının bilirkişi … tarafından belirlendiği, Yargıtay 2.hukuk dairesi başkanının hakem sıfatıyla verdiği kararla vakfa ait tapulu taşınmazlar yönünden tahdidin iptal edilip vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü bu sebeple 7 numaralı orman kadastro komisyonunun yasal olmayan nedenlerle tamamen yok sayılarak yeniden yapılan orman kadastrosunun öncesinde devlet ormanı sınırları içerisinde bulunan taşınmazların orman sınırları dışına bırakılmasına hukuken değer verilemeyeceği, taşınmazın halen orman kadastrosu sınırları içinde olduğunun kabulü gerektiği makiye ayırma işleminin 1952 yılında çalışan 1 ve 2 numaralı maki ayırma komisyonlarının kuruluşunun yasaya uygun olmadığı ve yönetmelik hükümlerine aykırı oluşturulduğu, zemine uygulama
imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde harita düzenledikleri, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için tapu tevzi işlemlerinin yapılmadığı 22/03/1996 tarih 5/1 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile her ne kadar maki komisyonlarının yaptıkları işlemlerin geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği kabul edilmişse de davalı tarafın özel yasalar uyarınca oluşturulmuş tapu kaydının bulunmaması makiye ayırma komisyonunun yasanın öngördüğü gibi kurulmaması ve çalışmaması nedeniyle bu komisyonun yaptığı işlemlere ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemeyeceği ayrıca çekişmeli taşınmazın genel kadastrosu dışında … çayı yatağı olduğu için tapulama dışı bırakıldığı, 1950 yılından bu yana … ve mal güvenliğini sağlamak yönünden … çayı kenarına … yığılmak suretiyle geçici seddeler inşa edildiği, bu geçici seddelerin yapımından sonra … aktif yatağı olmaktan kurtulan taşınmazlarda imar ihya çalışmalarının başladığı ancak bu yerlerin taşkın sahası olduğu … aralıklarla da olsa oluşabilecek taşkınlarda sular altında kalacağı taşkın tehdidinden kurtulması için DSİ Genel müdürlüğünce 2000 yılında onaylanan kalıcı sedde projesinin henüz gerçekleştirilmediği bu sebeple taşkın tehdidi altında olan taşınmazın imar ihyasının tamamlandığından söz edilemeyeceği DSİ Genel müdürlüğü 13 .Bölge Müdürlüğü yazılarından yerel bilirkişi raporundan ve jeolog bilirkişinin dolaylı ifadeler içeren raporundan anlaşıldığını bu sebeple gerçek kişiler tarafından açılan davanın tümden reddine hazinenin tescil istemi kabul edilerek taşınmazın halen 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından tamamının orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve vakıfların tapulu taşınmazları yönünden Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının hakem sıfatıyla iptal ettiği orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahdidin aplikasyonu ve 1976 yılında yapılan ekip çalışmalarına yapılan itirazlar 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 15.09.1976 tarihinde incelenerek 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 1988 yılında 36 numaralı orman kadastro komisyonunca aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve sonuçları 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-TL vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak,davacı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının davalı …’a yükletilmesine 28/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.