YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4960
KARAR NO : 2009/7737
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı … Belediyesi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Belediyesi 24.03.2003 tarihli dilekçesiyle, … Köyü (Mahallesi) 7442 ada 2 sayılı parselin orman ile ilgisi olmadığı halde, tapu kaydının beyanlar hanesine yasaya aykırı olarak konulan orman şerhinin silinmesini, Hazine ise 22.04.2004 tarihli dilekçesiyle, … Köyü (Mahallesi) 7442 ada 2 sayılı parselin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1988 yılında yapılan ve kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan dava konusu parselin davalı … adına tapuya kayıt edildiğini, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan bu tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece … Büyükşehir Belediyesinin davasının REDDİNE, Hazinenin davasının KABULÜYLE çekişmeli 7442 ada 2 sayılı (parselasyon ile 27447 ada 1 sayılı)parselin davalı … adına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, Hüküm davacı … karşı davalı … Belediyesi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesinde yer alan 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerhin iptali ve karşı dava olarak kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazların incelenmesiyle sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması (bu uygulama idare mahkemesince iptal edilmiştir.) ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğindeki ve 2800 m2 yüzölçümünde tapuda … Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yeniden yapılan parselasyonla 7442 ada 2 sayılı parsel yerine oluşmuş, bu parsel 15178 m2 yüzölçümündeki 7442 ada 1 sayılı parselden ifraz edilmiş, 7442 ada 1 sayılı parsel ise genel kadastroda 1947 yılı orman kadastro sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen … Belediyesi adına tapuya tescil edilen 331 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşturulmuştur.
-2-
2009/4960-7737
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca, muhafaza makisi olarak tesbit edildiği, 1978 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ancak, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, bu işlemin … İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararıyla, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve bu niteliğinin yitirmediği belirlenerek, orman rejimi dışına çıkarma işleminin iptal edildiği, kararın Danıştay tarafından onandıktan sonra kesinleştiği, daha sonra, 1989 yılında 3373 Sayılı Yasa döneminde yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sırasında, 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması soncu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin dahi itirazsız kesinleştiği 1970 yılında yapılıp 12.12.1970 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosunda Davaya konu taşınmazın orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 25.04.1988 tarihinde … Belediyesi adına 331 parsel sayısı ile ihdasen tescil edildiği, 04.04.1995 tarihinde de tashih ile Kepeze Belediyesi adına kayıt edildiği belirlenip,
1) 1988 yılında Belediye tarafından idari yoldan 331 parsel sayısı ile tapu kaydı oluşturulmuşsa da, orman tahditi içinde kalıp devlet ormanı olan taşınmazın bu niteliğini koruduğu sürece her hangi bir kurum yada kişi tarafından tapu kaydı oluşturulamayacağı, bu nedenle hiçbir yasal ve hukuki dayanağı bulunmayan, Belediye adına 331 parsel sayısı ile oluşturulan tapu kaydına değer verilemeyeceği, hakem sıfatıyla görülen davalarda hakimin 3533 Sayalı Yasanın verdiği yetkiler dışına çıkarak, tapu iptal tescil anlamına gelecek malikiyeti belirleyici nitelikte karar verme olanağının bulunmadığı gibi, 21.09.1988 tarihinde taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması daha kesinleşmediğinden, Hazinenin yanında orman Yönetiminin de davalı sıfatıyla davada yer alması gerekirken sadece Hazine ve Belediye arasında davanın görüldüğü, gibi dava nedeni ve tarafların farklılığı nedeniyle bu karar Hazineyi bağlamayacağı, bu nedenle … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1991 gün ve 1988/904-1991/997 sayılı karara hukuken değer verilemeyeceği,
2) Çekişmeli taşınmaz genel kadastroda orman niteliğiyle tapulama dışı bırakılıp ihdasen tapuya kayıt edilen parselden 2981 Sayıl Yasa hükümlerine göre ifraz edildiğinden 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı,
3) 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa
-3-
2009/4960-7737
bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı hususları gözetilerek, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/05/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.