Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5112 E. 2009/7702 K. 07.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5112
KARAR NO : 2009/7702
KARAR TARİHİ : 07.05.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki yenileme kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2007 gün ve 2007/12649-15472 bozma kararında özetle; “Öncelikle uzman bilirkişilerce uygulandığı belirtilen orman tahdit harita ve tutanaklarının dosyada bulunmadığı ve uzman bilirkişilerce orman tahdit çalışma tutanağında ismi geçen kişilere ait taşınmazların hangi ada, parsel altında tesbit edildiğinin dosyadan anlaşılamadığı ve tahdit hattının sadece uzman orman bilikişi tarafından gösterildiği anlaşıldığından, yeniden orman tahdit haritası ve tutanaklarının uzman orman ve fenni bilirkişilerce uygulanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu Hamidiye Köyü 184 ada 5 parselin (A) harfli 676,83 m2, 134 ada 359 parselin (B) harfli 615,83 m2’lik bölümlerine yönelik olarak mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, yenileme kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen müşterek raporda yörede 1975 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının fotogrametrik yöntemle yapıldığı, Hamidiye Köyünde ilk tesis kadastrosunun 1995 yılında yapıldığı, ancak ölçümlerde esas alınan mevcut nirengi poligonlardaki konum ve sınırlandırma hatalarından dolayı zemindeki mevcut sınırların ve pafta sınırlarının birbirine uymadığı ve bu nedenle 2859 Sayılı Yasa gereğince yenileme çalışmalarının yapıldığı, orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanakları ile bu çalışmaya esas alınan … fotoğraflarını uygulamaları sonucunda orman tahdit noktalarının belirlendiğini, buna göre çekişmeli 134 ada 359 parselin (A) ile işaretli 1817.91 m2’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığını, (B) ile işaretli 615.83 m2’lik bölümün ise kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, 184 ada 5 parselin ise (A) ile işaretli 676.83 m2’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu, 2859 Sayılı Yasa gereğince yapılan çalışma sonucunda oluşan paftada ile ilk tesis kadastrosundaki farklılığın mevcut nirengi ve poligonlardaki konum hatalarından olduğunu, zemindeki kullanım ile yenilemedeki sınırların birbirine uygun olduğunu ve yenileme çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığını açıkladıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece bu rapor esas alınarak 2859 sayılı yenileme işleminin yasa ve yönetmeliğe uygun olduğu kabul edilerek davanın reddine, çekişmeli 134 ada 359 parselin (B) ile işaretli 615.83 m2’lik bölümünün, çekişmeli 184 ada 5 parselin (A) ile işaretli 676.83 m2’lik bölümün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından bu bölümlere yönelik olarak ise tapu iptali ve tescil davası
-2-
2009/5112 – 7702

yönünden mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli ve yetkili Pozantı Sulh hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Ancak, uzman bilirkişilerce düzenlenen 01.11.2008 tarihli raporun ekindeki ek 1 nolu krokiye göre çekişmeli 134 ada 359 parselin 122 ve 123 numaralı orman tahdit noktalarına göre, çekişmeli 184 ada 5 parselin ise 56, 57, 58 numaralı orman tahdit noktalarına göre tahdit içinde kalan alanlar sadece (A) ve (B) ile işaretli alanlar olmayıp daha geniş bir alandır. Bilirkişilerce 184 ada 5 parselin (A) ile işaretli, 134 ada 359 parselin ise (B) ile işaretli olarak gösterilen bölümleri ilk tesis kadastro çapı ile yenileme ile oluşan kadastro çapı arasında kalan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümlerdir. Ancak, eldeki dava hem yenileme kadastro işlemine itiraz hem de tapu iptali tescil davası niteliğinde bulunduğuna göre, yenileme kadastro çapına göre çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümü yönünden aşağıdaki yasa maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, sadece ilk ve sonraki çap arasında kalan ve kesinleşen orman kadastro sınırı içindeki bölümle ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
2859 Sayılı Yasanın yenileme başlıklı birinci maddesi; “Teknik nedenlerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevkii yada ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftaları bu kanun hükümlerine göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi ve ilgili bakanın onayı ile yenilenir. Buna göre tapu sicilinde gerekli düzeltmeler yapılır” hükmünü taşımaktadır.
2859 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince yenileme tespitlerine yapılacak itirazlar ve komisyon kararlarına karşı açılacak davalar 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastro mahkemelerinde çözümlenir. Yine aynı yasanın 4. maddesi gereğince “yenileme yalnız teknik çalışmaları kapsar. Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz…”denilmektedir. Somut olayda, dava yenileme tespitine karşı askı süresi içinde açıldığından, 5. madde gereğince davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olup dava görevli mahkemede incelenmiştir. 4. madde hükmüne göre kadastro mahkemesinin görevi, teknik çalışmaları kapsayan yenileme işleminin yasaya ve yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığını belirlemek suretiyle sadece bu konuda davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir. Paftaların yenilenmesine itiraz davalarında tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz. Bu hükümler gözönüne alındığında, mahkemece yenileme işleminin yasa ve yönetmeliği uygun yapıldığı kabul edildiğine göre, dosyanın uzman fenni bilirkişiye verilerek çekişmeli 134 ada 359 ve 184 ada 5 parselin yenileme kadastro çapına göre 122, 123, 56, 57, 58 numaralı orman tahdit noktalarına göre kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümünün yüzölçümünün belirlenmesi ile bu bölümleri yönelik olarak mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.