Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5414 E. 2009/7038 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5414
KARAR NO : 2009/7038
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, … Köyü 922 sayılı parselin (8000 m2) orman sayılan yerlerden olmasına rağmen, hem 1973 arazi kadastrosunda, hem de 2007 yılında çalışan mera komisyonunca 4342 Sayılı Yasaya göre mera olarak sınırlandırıldığını bildirerek, sınırlamanın iptalini ve taşınmazın orman olarak Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1973 yılında seri bazda yapılıp 29/12/1973 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1978 yılında kesinleşmiştir. Mera Komisyonunca yapılan çalışmalar 07/08/2007 – 08/09/2007 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, dava askı ilan süresi içinde açılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki, mahkemece 19.11.2007 tarihinde yapılan keşif sonunda uzman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kaldığı, ancak eylemli halde meşe ağaçları ile kaplı olduğu, eğiminin % 3-6 civarında bulunduğu açıklanmış , mahkemece orman sınırı dışında kalmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de yörede orman kadastrosu seri bazda, yani herhangi bir köy veya belde sınırı esas almadan sadece tutanakta ismi belirlenen ormanlarda yapılmıştır. Bu durumda serinin dışında kalan taşınmazlar için kesinleşen bir orman kadastrosunun varlığından sözedilemez.Dairenin yerleşik uygulaması gereği böyle taşınmazların orman olup olmadığının eski tarihli resmi belgelere göre incelenmesi gerekir.Dairenin 05.11.2008 günlü geri çevirme kararında da vurgulandığı halde uzman bilirkişiler tarafından böylesine bir inceleme yapılmamış, komşu parsellere ait tespit tutanakları da getirtilmemiştir.
O halde; mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu olan parsellere ait kadastro tespit tutanakları varsa dayanağı kayıt ve belgeler ilgili yerlerden getirtilmeli, orman yönetimi taşınmazın 6831 sayılı yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ettiğine göre önceki keşiflerde görev almamış bir … elemanı ile uzman orman mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazın en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planındaki konumu kadastro paftası ile irtibatlandırılmak suretiyle belirlenmeli,taşınmaz eski tarihli resmi belgelere göre orman sayılan yerlerden değilse bile eylemli hali itibarıyla, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğinde olduğu saptanırsa bu tür yerlerin 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınabileceği gözönünde bulundurulmalı,bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 28/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.