Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/549 E. 2009/4100 K. 11.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/549
KARAR NO : 2009/4100
KARAR TARİHİ : 11.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ….., Köyü 104 ada 1 parsel sayılı 130.414,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş ve itiraz olmadığı yönündeki açıklama ile kesinleştirilmiştir.
Davacı … 15.01.2007 tarihinde, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak … İlçesi, …..,Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman sınırlamasının iptali ve adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Taşınmaz başında yapılan keşif sonucu dava edilen taşınmazın 104 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı belirlenmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, … ve orman bilirkişiler tarafından ortak düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 13.869,88 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına, tescil istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılıp 19.12.2006-17.01.2007 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Çekişme konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında kadastro tespit tutanağı düzenlenen 104 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalmakta olup bu durumda dava orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde olduğu, 104 ada 1 parsel hakkında süresinde açılan temyize konu dava dosyası bulunduğu halde mahkemece 104 ada 1 parselin tutanak aslı davalı şerhi verdirilerek tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeden dava, orman kadastrosuna itiraz davası olarak nitelendirilerek yargılama yapılıp davacının tescil istemi hakkında görevsizlik kararı verilmiştir. Diğer taraftan hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın 1960 baskı tarihli memleket haritasında ve 1969 yılına ait … fotoğraflarında çalılık rumuzlu yeşil alanda gözüktüğü, % 7 eğimli olduğu, üzerinde harnup, …, , , akçakesme ve sandal vb maki bitki örtüsü bulunduğu, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de çekişmeli taşınmazın üç tarafı 104 ada 1 sayılı Devlet Ormanının kesinleşen bölümleri ile çevrili olup davacı kişi tapu kaydına tutunmamıştır. Bu durumda çekişmeli taşınmaz orman bütünlüğü içinde olup zilyetlik yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesi uyarınca bu tür yerlerin üzerinde orman bitki örtüsü bulunmasa dahi orman olarak sınırlandırılması gerekir. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K.; 13.10.1999 gün 1999/8-689E, 1999/822 K; 10.11.2004 gün 2004/7-531-E, 2004/582 sayılı kararları da bu yöndedir.Diğer taraftan tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş, kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır.Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur.
Kaldı ki; 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde “orman kadastro komisyonlarınca sınırlama ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı …. hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin altı aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde itiraz edebilecekleri” hükmü bulunmaktadır. Yasa metninde geçen “hak sahibi” yada “sahiplik” kavramından ne anlaşılması gerektiği, orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu davada uygulanması gereken 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 20/j ve 21. maddeleri ile dava sırasında 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j ve 24. maddesinde açıklanmıştır. Herhangi bir belgeye dayanmayan ya da orman kadastro tutanağının düzenlendiği tarihe kadar 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşulları taşımayan zilyetlik korunmaya değer olmayıp yasada öngörülen “hak sahibi” olma ve dolayısıyla davacı kişilere orman kadastrosuna itiraz davası açma konusunda aktif davacı olma sıfatı da vermez. Çekişmeli taşınmazın üzerinde halihazırda taşlık, çalılık (harnup, …, defne, sakız, akçakesme ve sandal vb maki türleri) ve … alanlar bulunmakta olup bu haliyle taşınmaz zilyetlikle kazanılacak yerlerden değildir. Çekişmeli taşınmazın eylemli durumu karşısında davacı kişi yönünden yukarıda açıklanan yasadaki hak sahipliği koşulu oluşmadığından aktif dava ehliyeti bulunmadığı gibi, kadastro tespit tarihine kadar 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlik ve imar ihya yoluyla taşınmaz edinme koşulları da gerçekleşmemiştir.
Hal böyle iken; değinilen yönler gözetilerek öncelikle davaya konu 104 ada 1 parselin kadastro tespit tutanağının aslı davalı şerhi verdirilerek Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dava kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davası olduğundan davacı tarafından açılan davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.