Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5589 E. 2009/7598 K. 06.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5589
KARAR NO : 2009/7598
KARAR TARİHİ : 06.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2008 gün ve 2007/16372-2008/3460 sayılı bozma kararında özetle: … … Mahallesi 11 ada 34 parselin ifrazıyla oluşan, çekişmeli 4658 ada 16 parselin 2/B vasfıyla Hazine adına tescili istemli davanın reddine karar verilmişse de yörede yapılan makiye ayırma çalışmalarının hukuken geçerli olmadığı, taşınmazın 1944 yılında yapılan orman kadastro sınırı içindeyken 1970 yılındaki arazi kadastrosu sırasında gerçek kişiler adına tapu oluşturulmasının yolsuz tescil niteliğinde olduğu, yörede yapılan 2/B çalışmalarının da kesinleştiği, bu nedenle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapusunun iptali ile 2/B niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi ile 15.06.1995 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1970 yılında kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın öncesini oluşturan 11 ada 34 parselin tespitine esas alınan Şubat 1313 tarih 114 numaralı sicilden gelen Ocak 1940 tarih 14 numaralı tapu kaydının 506 Hektar yüzölçümünde hazine adına kayıtlı iken 166 Hektarlık kısmının ifraz edilerek Gebze Belediyesine satıldığı, daha sonra belediyenin tapulu ve tapusuz başka taşınmazları ile birleştirilmek suretiyle 1952 yılında göçmenlere tevzi edilmek üzere tekrar Hazineye devredildiği ve tevzi edilmesi sonucu Ağustos 1952 tarih 87 ila 266 numaralı tapu kayıtlarının oluştuğu, tevzi edilen yerler içinde 1944 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında Beylikdağı Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazın bir bölümü ile orman sınırı dışında kalan taşınmazların da olduğu, ormanların tevzi edilemeyeceği, yörede 1951 yılında makiye ayırma işlemi yapılmışsa da dairenin süreklilik kazanan içtihatlarında sözü edildiği gibi maki komisyonunun yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulup çalışmaması nedeniyle bu çalışmanın yok hükmünde olduğu taşınmazın 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları

-2- 2009/5589 – 7598

içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06.05.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.