Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5701 E. 2009/6417 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5701
KARAR NO : 2009/6417
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali, tescil ve eletmanın önlenmesi davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 29/01/2009 gün ve 2008/15371-2009/1103 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, çekişmeli taşınmaz 1945 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı ve ormanların … tevzi yoluyla dağıtılacağı konusunda 4753 Sayılı Yasada bir hüküm bulunmadığı halde, bu durum gözönünde bulundurulmadan hata yapılarak % 20-40 eğimli ve halen orman bitki örtüsü ile kaplı taşınmaz hakkında tevzi tapusu oluşturulduğu ve çekişmeli taşınmazların niteliği bakımından 5653 Sayılı Yasanın uygulanma olanağı olmadığından maki komisyonunun yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak yaptığı işlemin yok hükmünde bulunduğu, 1957 yılında yapılan genel kadastro sınırında yolsuz olarak taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu düşünülmeden hata ile ikinci kadastro yoluyla kişiler adlarına tapu kaydı oluşturulduğu, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesindeki “evvelce tesbit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 1026 (934) ıncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, Tapu Sicil Müdürlüğünce re’sen iptal edilir.” hüküm gereğince 1957 yılında yapılan işlemin ikinci kadastro olması nedeniyle Türk Medeni Yasasının 1026 (İsviçre Medeni Yasasının 976. md.) maddesi gereğince, hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda; 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının malikine davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıçtan itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai), mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda Türk Medeni Yasasının 1023 (T.M.Y. 931, İsviçre M.Y. 974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı anlaşıldığına göre, usul ve yasaya da uygundur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 170.00.- TL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 32.30.- TL. red harcının düzeltme isteyenden alınmasına 13/04/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.