Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5795 E. 2009/9806 K. 11.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5795
KARAR NO : 2009/9806
KARAR TARİHİ : 11.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2008 gün ve 2007/14241-351 sayılı kararı ile Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin (B) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, (A) ile gösterilen bölümünün ise orman sınırları dışında bırakılmışsa da, bu bölümde ana kayanın ortaya çıktığı, sınırdaki devlet ormanı ile yanı yapıdaki taşlık ve çalılık niteliğinde olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği belirlenerek taşınmazın (A) ve (B) bölümlerine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı gerçek kişinin çekişmeli parsein (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları red edilmiş, Hazinenin ve Orman Yönetiminin çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) bölümünün çıkarılmasından sonra geriye kalan ve 68 rakamı ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına kabul edilerek bu bölümlere ilişkin karar “ Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen yüksek eğimli bölümünde, yer yer ana kayanın ortaya çıktığı büyük taşlarla ve çalılar ile kaplı olduğu, güneyindeki sınırlaması itirazsız kesinleşen devlet ormanları ile aynı yapıda olduğu belirlendiğine göre, Hazinenin istemi de gözetilerek bu bölümünün de orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi, Çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) bölümü çıktıktan sonra geri kalan ve krokisinde 68 rakamı ile gösterilen 776.81 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı bildirilmiş. Jeolog bilirkişi raporunda ise ziraat uzmanı bilirkişi raporuna benzer bulgulardan söz edilmiş, yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın 25 yıl önce ölen nenesi Hörü’den annesi Sabahat’a kaldığını, onunda 10 yıl önce davalıya bağışladığını … alanı olarak kullanıldığını söylemişler, Mahkemece bu delillere dayanılarak, çekişmeli parselin krokide 68 ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın ise reddine karar verilmişse de; Orman bilirkişi, ziraat uzmanı ve Jeolog bilirkişinin raporları ile bu raporlara eklenen ve 01.12.2006 tarihinde çekildiği anlaşılan fotoğraflar incelendiğinde; 68 rakamı ile gösterilen bölümünde teknik anlamda teras olarak nitelenecek bir yapı bulunmadığı, arazideki taşların rastgele toplanıp, sıra halinde yığıldığı, bu taş yığınları arasındaki iki bölümüne buğday ekildiği, ekilen alanların yüzölçümünün, taşlar yığılmak suretiyle oluşturulan terasların alanlarından az olduğu, zeminin tamamen irili ufaklı taşlarla kaplı olduğu, buğdayların bu taşların arasından yer bularak açığa çıktığı, çevresine, … yapısına ve eğimi nedeniyle … alanı olarak nitelendirilemeyeceği, genel yapısı taşlık ve çalılık niteliğindeki taşınmazın yüzölçümü az olan belli bölümlerine buğday ekmek suretiyle sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olmadığı, çekişmeli parselin tamamının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, somut bulgular karşısında yerel bilirkişi ve tanıkların soyut sözlerine değer verilemeyeceği gözetilerek, çekişmeli 68 ile gösterilen 776.81 m2 yüzölçümündeki bu bölümüne ilişkin davanın da kabulüne, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaysa da, Hazinenin istemi ile bağlı kalınarak orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, Hazinenin davasının REDDİNE, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle, çekişmeli … köyü 406 ada 68 sayılı parselin tesbitinin iptali ile parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.5.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde ise 30.07.1982 tarihinde ilan edilip, 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu, orman kadastrosu ve 6831 sayılı yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması mevcuttur.
1) İncelenen dosya kapsamına, bozma kararı gereği işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, .
2) Hazinenin temyiz itirazlarını gelince; mahkemece bozma kararı gereği işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre Hazinenin sair temyiz itirazların yerinde görülmemiştir. Ancak ormanların mülkiyeti Hazineye, intifasının ise Orman Yönetimine ait olduğu, devlet ormanı olarak tesbit edilen taşınmazlar için taşınmazın aynına ilişkin olarak açılan davalarda, … mülkiyetin sahibi Hazine ile intifa … sahibi Orman Yönetimi arasında mecburi dava arkadaşlığının bulunduğu, ancak her hangi bir taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğundan kadastro tesbitinin yada tapu kaydının iptali ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil istemiyle Orman Yönetimi ve Hazine tarafından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte de dava açılabileceği, somut olayda Hazine tarafından taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu savıyla dava açıldığı, devlet ormanlarının da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, Orman Yönetiminin davası kabulü edilerek taşınmazın devlet ormanı olarak tapuya tesciline karar verildiğine göre, Hazinenin davasının da kabul edildiği gözetilmeden, Hazinenin davasının reddine şeklinde hüküm kurulması doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple hüküm fıkrasının bir numaralı bendinde yer alan “Hazinenin davasının REDDİNE” cümlesi kaldırılarak bunun yerine “Hazinenin davasının KABULÜNE, Hazine tarafından yapılan 342.76.- TL keşif, 47.00.-TL tebligat olmak üzere toplam 389.76.-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir edilen 500.00.-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 11/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.