Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5951 E. 2009/8733 K. 28.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5951
KARAR NO : 2009/8733
KARAR TARİHİ : 28.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Beldesi Bahçearası mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, fenni bilirkişi krokisinde (A) ile işaretli 4028,354 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1987 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece. davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu kabul edilerek kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; davacı gerçek kişiler, davaya konu olan taşınmazın kuzeyinde bulunan taşınmaza yönelik olarak Hazine ve ilgili Belediye Başkanlığını davalı göstererek tescil davası açmışlar ve İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.1995 tarih 1990/910 – 478 sayılı kararı ile 24.364 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ve 1837 parsel olarak adlarına tescil edilmiştir. Bu ilamın dayanağı olan 13.10.1993 tarihli Fenni Bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokide 1837 parselin güneyi olan ve şimdi eldeki dosyada dava konusu olan taşınmazın bulunduğu yer “hali arazi ve çalışılmayan … ocağı sahası” olarak belirtilmiştir. Bu durumda; davacıların 1993 tarihinde çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı anlaşılmakta olup ayrıca Ziraat Bilirkişi … tarafından düzenlenen 24.12.2007 tarihli raporda imar ihyanın 4 yıl önce tamamlandığı açıklamakta olduğuna göre,
-2-
2009/5951 – 8733

dava tarihine kadar davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluşmadığı saptandığından her ne kadar uzman bilirkişilerce yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasına ilişkin uygulama yeterli değil ise de, mahkemece bu hususlar gözönüne alınarak davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Belediye Başkanlığına iadesine 28/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.