YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5996
KARAR NO : 2009/11925
KARAR TARİHİ : 15.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1990 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 107 ada 76 parsel sayılı 10.464 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunca taşınmazın sit alanı içinde kaldığından söz edilerek Hazine adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Davacı …, ırsen intikal, paylaşım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 107 ada 75 ve 76 parsel sayılı taşınmazların adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanı kabulüne yönelik verilen kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.10.2002 gün 2002/5732-8095 sayılı .bozma kararında özetle: “107 ada 75 parselin dört tarafının orman ile çevrili olduğu, orman içi açıklık niteliğinde bulunduğundan zilyetlikle kazanılamayacağı, bu nedenle 107 ada 75 parsele yönelik davanın reddine karar verilmesi, 107 ada 76 parselin ise kesinleşen tahdit dışında kaldığı belirlenmiş ise de taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için öncesinin de orman olmaması gerektiği , eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları, amenajman planı getirtilerek taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun tespit edilmesi, sınırda orman bulunduğundan dayanak vergi kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca kapsamının belirlenmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu taşınmazın, … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 17.01.2005 tarihli yazı cevabı ile dava konusu taşınmazın 1.derece doğal sit ve III. derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığının belirlendiği, 2863 sayılı yasanın 5226 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca sit alanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1988 yılında 6831 Sayılı Yasanın 3302 Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp 30.05.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece dava konusu taşınmazın 1.derece doğal sit ve III.derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığından 2863 Sayılı Yasanın 5226 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca sit alanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de 2863 Sayılı Yasa temyiz aşamasında davalı kişi yararına değişmiş olmakla birlikte, incelenen dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın üç tarafının kesinleşen 107 ada 330 sayılı orman parseli ile çevrili olduğu, taşınmazın orman bütünlüğü içinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Orman bütünlüğü içinde bulunan taşınmazlar zilyetlikle kazanılamayacağından davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ki gerekçe ile hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün gerekçesinin yukarda açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK, hükmün HYUY’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.