YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6050
KARAR NO : 2009/8726
KARAR TARİHİ : 28.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …-… …
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, Şerefler Köyü 147 ada 1 parsel sayılı 7620.10 m2 yüzölçümündeki davalılar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastro çalışmalarında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek tapu kaydının iptali ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın (A) harfli toplam 517.52 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile bu bölümün 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar …, hüküm davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Yörede 1944,1982 ve 1992 yıllarında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması, aplikasyon, 2.madde ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, hükme esas alınan uzman orman ve … bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın yörede 1943 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında kısmen orman sınırları içinde kaldığını ve daha sonra yapılan aplikasyon 2/B ve 2m uygulamalarında ise tahdit içindeki bölümlerin 2/B madde uygulamasına konu olduğunu belirterek taşınmazın tahdit hattına ve memleket haritasına göre konumunu gösteren kroki sunmuşlardır. Ancak dairenin 13.12.2007 tarih 2007/16035 sayılı iade kararı üzerine dosyaya gönderilen ek raporda çekişmeli taşınmazın memleket haritasında farklı yerde işaretlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda yörede değişik tarihlerde yapılan orman kadastro çalışmalarının doğru uygulanıp uygulanmadığı hususunda tereddüt doğmuştur.
Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumu o yer ile ilgili tüm orman kadastro tutanakları ve haritalarının yasa ve yönetmelikte belirlenen yöntem ile uygulanması sonucu belirlenir.
O halde; mahkemece öncelikle yörede 1944,1982 ve 1992 yıllarında yapılan orman kadastro çalışması, aplikasyon, 2.madde ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama çalışma, iş bitirme ve askı ilan tutanakları ile bu çalışmalara ilişkin orman tahdit noktalarını okunaklı olarak gösteren aslına uygun olarak düzenlenmiş renkli orman tahdit haritaları dosyaya konulmalı, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte; 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama yönetmeliğinin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların arza uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden nirengi, poligon, röper
-2-
2009/6050-8726
noktalarından yararlanılır” hükmü gereğince 1944, 1982 ve 1992 yıllarında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritaları, tutanakları ve kadastro paftası açı ve mesafeler gözönüne alınarak sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak ilk tesis edilen orman sınır noktasından hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunarak ve ölçülerek en az ada bazında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer zeminde bulunmalı ve yeri işaretlenmeli; orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri ve yer değiştirip değiştirmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, tereddütsüz olarak zeminde yeri saptanabilen en yakın sabit orman sınır noktalarından hareketle, yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup, orman kadastro çalışmasında uygulanan yöntem ve araçlar ile ölçülerek orman sınır noktaları birer birer bulunup zeminde işaretlenmeli, 1944 tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra 1982 ve 1992 yıllarında yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş olan harita bu çalışmalarda uygulanan yöntem ve araçlar ile yerine uygulanmalı, çekişmeli taşınmazların bu orman sınır hatlarına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, haritalar arasındaki farklılık varsa nereden kaynaklandığı belirlenmeli, bilirkişi kuruluna, uygulanan tüm haritaların ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlettirilerek, çekişmeli taşınmazların 1944yılındaki 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış orman kadastrosunda oluşturulan orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı, 1982 yılında yapılan aplikasyon ve 2m uygulaması ve 1992 yıllarında yapılan tahdit, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile oluşturulan orman sınır hattına göre çekişmeli taşınmazın konumunu ada bazında gösteren, bilirkişilere 5325, 5326 orman tahdit noktası ile başlayarak devam eden poligonun tamamını orman sınır hatları ile gösteren irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin ve davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 28/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.