Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6057 E. 2009/7519 K. 05.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6057
KARAR NO : 2009/7519
KARAR TARİHİ : 05.05.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … Köyü 1022 parsel sayılı 22800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1027 Sayılı Yasa hükümlerine göre … oğlu … …’a tevzi edildiği, bu kişi tarafından imar ve ihya edildiği, tevzi haritası fenni sıhhate haiz olmadığından kroki mahiyetinde yararlanıldığı, 1969 yılında oğlu …’a hibe ettiği, …’ın parseli ikiye ifraz ederek 1022 parseli uhdesinde bırakıp 1027 parseli karısı Ummuhan …’a hibe ettiği ancak 766 Sayılı Yasanın 37. maddesi ile 1757 Sayılı Yasa hükümlerine göre zilyetlikle kazanılamayacağı belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit edilmiş; …’ın itirazının komisyon tarafından reddi üzerine süresi içinde tespite itiraz davası açılmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline, kaydın beyanlar hanesinde üzerindeki … ağaçlarının …’a ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/03/2003 tarih, 2002/10082 – 2003/1402 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle “taşınmazın tespit tutanağının 1981 yılında düzenlendiği; o tarihten sonra ve davanın devamı sırasında taşınmazın bulunduğu … Köyünde orman kadastro komisyonunca 14/11/1085 tarihinde işe başlanarak, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasının yapıldığı, sonuçlarının 06/10/1987 tarihinde ilan edildiği; davanın bu hali ile aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davası niteliği kazandığı, orman kadastrosuna itiraz davalarında Orman Yönetiminin de yasal hasım olarak yer almasının zorunlu olduğu açıklandıktan sonra Orman Yönetimine husumet yöneltilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, kaydın beyanlar hanesinde üzerindeki 144 adet … ağacının davacı … oğlu …’a ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş; bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden sonra 1985 yılında orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları birlikte yapılmış 06/10/1987 tarihinde ilan edilmiş, temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.

-2- 2009/6057 – 7519

Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli parselin 26/01/1939 tarih ve 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa gereğince parselajı yapılıp zeytincilik parseli olarak belirlenen ve bugüne kadar hiç kimseye tevzi ve tahsis edilmeyen yerlerden olduğu, bu yere ait orman kadastro tutanaklarının incelenmesinde, yörede zeytincilik parsellerinin bulunduğundan bahisle “3573 Sayılı Zeytinciliği Teşvik ve Islah Yasası uyarınca ormandan tefrik edilmiş orman sayılmayan zeytinlikler olduğuna, bu sahalar içinde kalan mülk ve topraklar hakkında komisyonumuzca bilahare verilecek kararlar ile mülkiyet ihtilafı mahkemeye intikal etmiş yerler hakkında mahkemesince verilecek kararlar saklı kalmak kaydıyla “denilerek bir bölüm yerlerin bu şekilde şartlı olarak orman sınırları dışında bırakıldığı; 1970, 1974, 1984, 1986 ve 2004 tarihli orman kadastro yönetmeliklerinin tümünde” 3573 Sayılı Yasa ile bu Yasayı değiştiren 6777 Sayılı Yasaya göre Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş, zeytinlik, sakızlık ve harnupluk sahalar için tevzi işlemleri yapılmamış ise Devlet Ormanı olarak sınırlandırılır.” Yine 6831 Sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesinde evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastrosunun orman kadastro komisyonunca yapılacağının hükme bağlandığı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157 Esas- 2008/194 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere delicelik ve yabani zeytinlerin aslının orman ağacı olduğu, ancak 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa “hükümlerine göre yetkili makamlarca karar verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı, yasa gereği zeytincilik parseli olarak belirlenip tahsis edilmeyen yerin aşılanmak suretiyle iktisabının mümkün olmadığı, bu tür bir yerin orman sınırları dışında bırakılmasının davalıya bir hak sağlamayacağı, aslı orman olup herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceği ya da Hazine tarafından orman olarak tahsis edilebileceği gözönünde bulundurularak hüküm kurulmuş olmasına göre davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.