Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6219 E. 2009/10740 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6219
KARAR NO : 2009/10740
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …-…

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine 27.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi (Mahallesi) 6799 ada 6 sayılı parselin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1989 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan, davalılar adına tapu kaydı oluşturulduğunu ve üzerinde kat mülkiyeti oluşturulduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalılar adına olan bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti tapu kayıtlarının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, … Mahallesi 6799 ada 6 sayılı parselin tapusunun iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, Hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
… köyünde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 17.03.1977 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 17.02.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, Yine … köyünde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması,
Her iki köyünde … Büyük Şehir Belediyesi Sınırları içine alınmasından sonra, … Merkez beldesi sınırları içindeki ormanlarda 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 333 m2 yüzölçümündeki çekişmeli parsel, üzerine üç bağımsız bölüm olarak davalılar adına kat mülkiyeti oluşturulmuş şekilde tapuda davalılar adına kayıtlı olup, genel kadastroda yol boşluğu olarak tapulama dışı bırakılan alanlar, 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen Hazine adına tapuya tescil edilen … köyü 377 sayılı parsel ile Orman Yönetimi, … Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin açtıkları dava sonunda, Tapulama Mahkemesinin 27.06.1984 gün ve 1984/1064-890 sayılı kararının kesinleşmesiyle, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyse de, … Yönetiminin tutunduğu tapu kaydı ve Hakem kararı kapsamında kaldığı için orman rejimi dışında bulunduğunun saptandığı gerekçesiyle ifrazen … Vakfı adına tapuya tescil edilip, … Belediyesine satılan, 6350 m2 yüzölçümündeki 208 sayılı parselin ve Tapulama Komisyonu kararı ile … Vakıf adına tesbit edilen, … …’in açtığı davanın reddine, Katılan Hazinenin komisyon kararına itiraz etmemesi ve aleyhine kesinleşmesi nedeniyle Hazinenin davasında görevsizliğe, … Sevinçin davasının reddine ilişkin … Tapulama Mahkemesinin 11.11.1974 gün ve 1970/1-152 sayılı kararı ile … Vakıfı adına tescil edilen 22100 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli 379 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerin göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuş, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerden başka bir yerdeki kadastroda yol olarak tapulama dışı bırakılan alanlar nedeniyle … Belediyesi adına kayıt edilmiş, davalılara satılmıştır.
1) Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında … köyünde yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca Akdeniz makisi olarak belirlendiği, taşınmazın tamamının 1978 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı bu işlemlerin itirazsız kesinleştiği, çekişmeli parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre kısmen 377 sayılı parselden ifraz edildiği belirlenip,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, … 1. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, çekişmeli parselin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parsellerin ifraz edildiği parsellerin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi, çekişmeli parselin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, sayfaları kapatılan parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu parsel(ler) hangi parselden ifraz edilmişse, mahkemenin bu kararı ifraz parselinin geldisi olan parsel için de geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek, Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı,
Çekişmeli parselin bir bölümünün 1988 yılında Hazine tarafından idari yoldan 377 parsel sayısı ile tapu kaydı oluşturulmuşsa da, orman tahdidi içinde kalıp devlet ormanı olan taşınmazın bu niteliğini koruduğu sürece her hangi bir kurum yada kişi tarafından tapu kaydı oluşturulamayacağı, bu nedenle hiçbir yasal ve hukuki dayanağı bulunmayan, bu tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, yine bir bölümünün ifraz edildiği 379 sayılı parselin tapuya tesciline ilişkin mahkeme kararıyla Hazinenin davasında görevsizliğe hükmedildiği için, tapulama mahkemesinin sözü edilen kararının Hazineyi bağlamadığı,
Uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, kısmen hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y. 934 İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931- İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı hususları gözetilerek, çekişmeli parselin 377 ve 379 sayılı parsellerin çap krokisi ve yol olarak tapulama dışı bırakılan alanlar içinde kalan bölümü için Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre davalıların aşağıda ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davalı gerçek kişilerin çekişmeli parselin … köyü 208 sayılı parselden ifraz edilen bölümü, başka deyişle 208 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu parselin 208 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümünün … Köyünde (1947) yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı ve makiye ayırma işlemine değer verilmeden, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle … Köyünde P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, belirlenmişse de;
Genel kadastroda Hazine adına tesbit edilen 208 sayılı parselin, … Yönetimi, Orman Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin açtığı dava sonunda; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, Vakıf tapusu ve 09.04.1973 gün ve 40/48 sayılı Hakem kararı kapsamında kaldığı belirlenen 6350 m2 bölümüne ilişkin davanın kabulüyle, bu bölümün … Vakıfı adına tapuya tesciline ilişkin, Tapulama Mahkemesinin 27.06.1984 gün ve 1984/1064-890 sayılı kararının kesinleşmesiyle, bu bölümün 208 parsel sayısı ile … Vakfı adına tapuya tescil edildiği, çekişmeli parselin kısmen 208 parsel sayısı alan bu taşınmazdan ifraz edildiği, bu nedenle Tapulama Mahkemesinin sözü edilen kesinleşmiş kararının, çekişmeli parselin bu bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğu gözetilerek, bu bölümünün infaza olanak veren ölçekli ifraz krokisi düzenlenerek, bu bölüme ilişkin davanın reddine, Hazine adına tesciline karar verilen bölümlerin, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının tapunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle Davalıların aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli … köyü 6799 ada 6 sayılı parselin, … Köyü 208 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan, başka deyişle 208 sayılı parselden ayrılan bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 25/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.