YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6322
KARAR NO : 2009/8724
KARAR TARİHİ : 28.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve müdahalenin önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve bir kısım davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2004 gün ve 2004/1969-6606 sayılı bozma kararında özetle; “Uzman orman bilirkişileri düzenledikleri raporda, orman tahdit haritasındaki orman sınır noktalarının orman kadastro tutanağında tarif edilen yerler ile çeliştiği, haritanın tutanaklara aykırı düzenlendiği belirtilmiş ise de, mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi de dinlenmediği halde bilirkişilerin bu sonuca nasıl vardıkları anlaşılamamıştır. Öncelikle 1654 parsel yönünden davayı Hazineye de yaygınlaştırmak için olanak tanınmalı, 379 ve 408 numaralı kadastro parsellerinin kadastro tespit tutanağı ve ifrazına ilişkin evrakları, çapları getirtilerek üç orman mühendsi ve fenni bilirkişi ile çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdit hattına göre konumlarının belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Ahmetbeyli Köyü 1656, 1737 ve 1738 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, çekişmeli 1654 parselin tapu kaydının iptali ve 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu taşınmazlar üzerindeki elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil ve müdahalenin önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1978-1990 yıllarında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon, 2. ve 2/B uygulamaları vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu ile fenni bilirkişi tarafından düzenlenen krokide 1949 yılında yapılan orman kadastro çalışmasına göre çekişmeli taşınmazların tamamının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, 1744 Sayılı Yasa gereğince yapılan uygulamada ise çekişmeli 1654 parselin 2. Madde uygulamasına konu olduğu ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı açıklanarak taşınmazların tahdit hattına göre konumunu gösteren kroki sunmuşlardır. Ancak; çizdikleri hatlarda orman tahdit noktaları sadece birkaç tane olarak gösterilmiş olup, tam olarak 2/B poligonu veya tahdit hattı gösterilmemiştir. Yapılan bu uygulama bozma öncesindeki bilirkişilerin düzenledikler rapor ile benzerlik göstermekte ve
-2-
2009/6322 – 8724
dairemizin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen bozma kararı ile yeterli bir rapor olmadığı Belirtilmiştir. Ayrıca; bozma ilamında belirtildiği gibi hazine davaya dahil edilmiş ise de, bu aşamada müdahale dilekçesi vermediği ve davaya katılmadığı halde mahkemece Hazinenin asli müdahil olarak kabul edilerek hüküm kurulması da doğru değildir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, yargılamanın devamı sırasında Hazinenin davaya müdahil olması halinde hazinenin talebi yönünden de hüküm kurulması gerektiği gözetilmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve bir kısım davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 28/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.