YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6326
KARAR NO : 2009/11163
KARAR TARİHİ : 02.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.07.2008 gün ve 2008/6699-10689 sayılı bozma kararında özetle “Mahkemece her ne kadar Tapulama Mahkemesinin 21.10.1985 gün ve 1985/151-425 sayılı kararının Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, kesin hükmün davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarını oluştuğu maddi vakıasına yani olayına dayandığı, Kadastro Yasasının 34. maddesi gereğince Tapulama Mahkemesi kararlarının tarafları için kesin hüküm oluşturacağı, H.Y.U.Y 237 maddesi gereğince kesin hükmün ancak davanın konusu, tarafları ve dava nedeni ile taraflarını bağlayacağı, Tapulama mahkemesinin sözü edilen kesinleşmiş kararının keşif ve ziraat uzmanı bilirkişi raporuna dayandığı, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının irdelenmediği, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun yada orman sayılan yerlerden olduğunun iddia ve savunmalarda yer olmadığı, taşınmazın bu yönünün hiç incelenmediği, kesin hükmün dayanağı bilirkişi rapor ve krokilerinde hiç değinilmediği, oysa Hazinenin şimdi açtığı davada taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını iddia ettiği, bu nedenle maddi olay farklı olduğundan Tapulama Mahkemesinin kesinleşmiş kararının somut olay için kesin hüküm oluşturmadığı, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarını uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişi raporuyla, çekişmeli 1323 sayılı parselin ekli krokide (B) ile gösterilen 5004 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınarları dışına çıkarıldığı belirlendiğine göre Hazinenin (B) ile gösterilen 5004 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli Kirişçiler köyü 1323 sayılı parselin 22.10.2007 tarihli bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 5004 m2 bölüme ilişkin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde olduğu gibi bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 Numaralı Ekip tarafından yapılıp 31.03.1981 tarihinde ilan edilen, itirazların incelenmesiyle komisyon çalışmaları da 14.06.1982 tarihinde ilan edilip, itirazsız yerlerde 31.03.1982, itirazlı yerlerde ise 14.06.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 58 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1986 yılında yapılıp 22.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, yine 58 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1987 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve her hangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış olan ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Kirişçiler Köyünde 1963 yılında yapılıp 20.12.1978 ila 19.01.1979 tarihleri arasında ilan edilen genel kadastroda Geyik alanı mevkii 151 parsel sayılı 31200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham … niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, … … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın 10000 m2 yüzölçümündeki bölümünün adına tescilini istemiş, taşınmazın … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 10000 m2 yüzölçümündeki bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı yönündeki ziraat uzmanı bilirkişi raporuna uygun olarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesinin 21.10.1985 gün ve 1985/151-425 sayılı kararının Hazine temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince 04.02.1986 gün ve 1986/1884-800 sayılı kararı ile onandıktan sonrar karar düzeltme yolu kullanılmadığından 22.07.1986 tarihinde kesinleşmiş, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 10000 m2 yüzölçümündeki bu bölüm ifrazenn 302 parsel sayısı ile … … adına, taşınmazın 21200 m2 yüzölçümündeki diğer bölümü de 303 parsel sayısı ile ham … olarak Hazine adına tescil edilmiş, … … ile katılanlar Iraz İyi ve arkadaşları tarafından davalı … … aleyhine açılan tapu iptal tescil davasının kabulüne, ekli … bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 3119 m2 yüzölçümündeki bölümün toplam 48 pay kabul edilerek, 12 payının Mustuluoğlu … …, 12 payının Mustulu kızı Iraz İyi, 12 payının Mustuluoğlu … …, 3 payının … …, 1’… ayının … …, … …, … …, … …, … …, … …, … …, adına taşınmazın 6881 m2 yüzölçümündeki diğer bölümünün ise … … adına tesciline davacı ve katılanlar adına tesciline ilişkin … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 27.01.1997 gün ve 1995/854-49 sayılı kararının … … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.02.1998 gün ve 1997/5233-1355 sayılı kararır ile onandıktan sonra karar düzeltme yolu kullanılmadığından 15.05.1998 tarihinde kesinleşmiş, bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 3119 m2 yüzölçümündeki bölümü ifrazen 1324 parsel sayısı ile paylı olarak … … ve Paydaşları, diğer 6881 m2 yüzölçümündeki bölümü de 1323 parsel sayısı ile … … adına tescil edilmiş, 26.02.2002 tarihinde … …a satılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, Uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığına, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, kısmen hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağına ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceğine, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağı da bulunmadığına, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağına ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğuna, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 5004 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 Maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen bu bölümün tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu niteliği belirtilmeden Hazine adına tapuya tescil edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “B harfi ile gösterdiği 5004 m2’lik kısma ilişkin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, bu kısmın davacı adına tesciline” cümlesinden sonra gelmek üzere “bu bölümün tapu kaydının beyanlar hanesine, 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/07/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.