Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6381 E. 2009/11566 K. 09.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6381
KARAR NO : 2009/11566
KARAR TARİHİ : 09.07.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesiyle; … Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman alanlarının kısmi ilana çıkartıldığını, sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği yaklaşık bir dönüm miktarındaki taşınmazının orman parseli içerisinde bırakıldığını belirterek tespitin iptaliyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine ve ekli … bilirkişi raporunda 1 ve 2 rumuzuyla gösterilip yüzölçümleri belirtilen iki parça taşınmazın … bir parsel numarası verilerek veya komşu 101 ada 1 nolu orman parseline ilave edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline … bilirkişi rapor ve krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazların uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada her ne kadar orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu edilen 1 numaralı bölümün 6831 Sayılı Yasanın 17/1. maddesi uyarınca orman içi açıklığı konumunda bulunduğu ve bu tür yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı gibi, bu yer ile birlikte 2 numaralı yerin de davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaka, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın tüm, davalı Hazinenin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak;
1) Dava konusu … Köyü 101 ada 1 numaralı orman parselinin başka dosyada da davalı olduğu gözetilmeden, sicil oluşturulması için bu dosyanın o dosya içine konulması yerine tapu sicil müdürülüğüne gönderilmesine karar verilmesi,
2) Aynı köy 101 ada 1776, 1777, 1778, 1779 ve 1780 parsellere yönelik bir dava bulunmadığı gözetilmeden tutanak asıllarının gönderilmesi nedeniyle … haneleri boş olduğundan sicil oluşturulmak üzere tutanakların kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilmemesi,
3) Davada Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddine karar verildiğine göre, Hazine yararına 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca vekalet ücreti tayin ve takdir edilmemesi doğru görülmemiş ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1, 2 ve 5 numaralı bentleri tamamen çıkartılarak 1 ve 2 bentler yerine;
“1- Davanın REDDİNE,
2- Dava dosyası örneğinin sicil oluşturulmak üzere tutanak aslının içinde bulunduğu kadastro mahkemesinin 2007/355 Esas sayılı dosya içine konulmasına”, 5 numaralı bent yerine “Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 31/3. maddesi uyarınca takdiren 200.00.- TL. Vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine”, hüküm fıkrasına 6 numaralı bent olarak da “… Köyü 101 ada 1776, 1777, 1778, 1779 ve 1780 parsel sayılı taşınmazların davalı olmadıklarından tutanak asıllarının sicil oluşturulmak üzere kadastro müdürlüğüne iadesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 09/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.