YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/639
KARAR NO : 2009/2957
KARAR TARİHİ : 23.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı İndere Köyü 1714 parsel sayılı 163.250 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 45 yıldır imar ihya etmek sureti ile zilyetliklerinde bulunduğu ve orman sayılan yerlerden olmadığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 31.03.1994 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece davanın 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de dava konusu 1714 nolu parselin Hazine ve Orman Yönetimi arasında görülen kadastro Mahkemesinin 27.05.1994 gün ve 1994/656-359 sayılı kararı ile hükmen 13.11.1995 tarihinde tescil edildiği ve davanın ise 02.11.2005 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, ne var ki, daha önce davacı tarafından açılıp takip edilmediğinden H.Y.U.Y.’nın 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilen asliye hukuk mahkemesinin 01.03.2005 gün ve 1996/771-496 sayılı dosyasının yapılan keşfi sırasında orman bilirkişi kurulunun 21.05.2001 havale tarihli raporunda sadece (B) işaretli 2930 m2’lik kısmın orman sayılmayan, diğer bölümlerin ise orman sayılan yer olarak bildirildiği, orman sayılmayan yer olarak bildirilen 2930 m2’lik bölümün dahi dört tarafının kesinleşen orman tahdidi içinde kalması ve davacının herhangi bir tapu kaydına dayanmaması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a. maddesi gereğince orman içi açıklığı olan yerlerden olup, bu gibi yerlerin özel kişiler adına özel mülk olarak tescil edilemeyeceği, esasen davacının bu yeri taş ocağı olarak işlettiği, taş ocağı işi bittikten sonra … arazisi olarak kullanmaya çalıştığı, 3402 Sayılı Yasanın 16/C maddesi uyarınca bu gibi yerlerin “devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacağı, mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu anlaşılmakla, davacı …’in temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.