Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6460 E. 2009/8372 K. 25.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6460
KARAR NO : 2009/8372
KARAR TARİHİ : 25.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar murisleri, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü Kolonkaya mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, … bilirkişi krokisinde gösterilen 14594.51 m2 yüzölçümündeki … bahçesi niteliğindeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 02.05.1968 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 07.02.1951 tarihinde yapılmış ve sonuçları 22.05.1951-22.06.1951 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Mahkemece taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmediği ve kesinleşen tahdit sınırları dışında kaldığı bildirilmişse de, rapora eklenen tarihsiz memleket haritasında çekişmeli parsellerin bulunduğu yerin yeşil renkli çalılık ile işaretlenen alanda kaldığı, eğiminin % 15-30 olduğu, üzerinin … ve … delicesi ile kaplı bulunduğu, yörede 1951 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda … belirtmesi yapılarak tapulama (tespit) harici bırakılan alanda kaldığı görülmektedir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1/1. maddesi gereğince orman sayılan yerdir. 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesinde “üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, … erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün, bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerin orman ve … muhafaza karakteri taşıyacağı.” şeklinde tanımlanmış ve yine aynı yönetmeliğin “Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler” başlığını taşıyan 26/j maddesinde “orman ve … … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağını” aynı maddenin 2. fıkrasında “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin

-2-
2009/6460-8372

komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı” öngöülmüştür. Orman Yasasının 1. Maddesinin 2. fıkrasının İ bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar” ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlara ait bu yollarla oluşturulan her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı gibi, 3573 Sayılı Yasa gereği tahsis de bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1968 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp kesinleşmiştir. Bu durumda orman serisi dışında kalan yerlerde orman kadastro komisyonlarınca inceleme yapılıp nitelik belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, başka bir anlatımla seri dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden bu nitelikteki taşınmazların hukuki durumlarının resmi belgeler üzerindeki bitki örtüsü ve eğiminin incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir. 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. Maddesi “… evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, kadastrosu orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini vermiştir. Yine 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,” ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Tüm bu bulgular, yasa ve yönetmelik maddelerine göre taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve uzman orman bilirkişinin taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu şeklindeki değerlendirmesi dosya kapsamına uygun düşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 25/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.