YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6489
KARAR NO : 2009/9611
KARAR TARİHİ : 10.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-…
Taraflar arasındaki mera özel sicil kaydının ve mera komisyon kararının iptali ile tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1979 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında…Köyü 1363 parsel sayılı 95 hektar 7.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı … Yönetimi; 1363 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı ve eylemli olarak ta orman niteliğinde bulunduğundan mera özel sicil kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın orman bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda işaretlenen 81.358,76 m2 yüzölçümlü bölümünün mera olarak yapılan tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalılar yasal hasım olduğundan harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … yönetimi tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücretine, davalılardan Hazine tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, mera özel sicil kaydının ve mera komisyon kararının iptali ile tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 14.01.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 06.08.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın 81.358,76m2 yüzölçümlü bölümünün kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı açıklanmış ise de çekişmeli taşınmaz 1946 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası üzerinde gösterilmiş, ilk tahdit haritası, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları ile çekişmeli parselin kadastro paftası ölçekleri eşitlenmemiş, kadastro paftası üzerinde ayrı renklerle değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 yada 7 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır.
O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma işlemlerine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait ilk tahdit, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları ile İl … Müdürlüğünce 4342 Sayılı Yasa uyarınca yapılan mera tahsisine ilişkin belge ve haritalar bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon, orman rejimi dışına çıkarma haritası, 4342 Sayılı Yasa uyarınca yapılan mera tahsis haritası ile kadastro paftası ı ölçekleri eşitlenerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde haritalarına ve mera tahsis haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve çekişmeli taşınmazın (X) ve (Y) değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 10.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.