Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6813 E. 2009/11507 K. 08.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6813
KARAR NO : 2009/11507
KARAR TARİHİ : 08.07.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Orman Yönetimi; … Köyü 1027 parsel sayılı 5.450 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalıların el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu yere yönelik el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 19.10.2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 15.02.2007 tarihinde 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın A ile işaretlenen bölümü orman sınırları içinde bırakılmış, 2007 yılından çok önce yapılan arazi kadastrosunda ise kişi adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; çekişmeli taşınmazın tamamının 15.2.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, (A) ile işaretlenen kesiminin 1965 baskı tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda, (B) ile işaretlenen bölümünün açık alanda gözüktüğü, ancak taşınmazın eğiminin yüksek oluşu ve … yapısı sebebiyle 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca ve kesinleşen tahdit haritası içinde kalması sebebiyle tamamının orman sayılan yerlerden olduğu açıklandığı halde mahkemece, orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği yönündeki dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
İncelenen dosya kapsamından 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 2006 yılında yapılıp 2007 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1.maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı orman yönetiminin ; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediği anlaşıldığından, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023.(E.M.Y.931 – İsviçre – M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı gözetilerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08.07.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.