Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6875 E. 2009/8506 K. 25.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6875
KARAR NO : 2009/8506
KARAR TARİHİ : 25.05.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, 02.03.2007 günlü dilekçesinde … İlçesi … Köyü sınırları içinde 5 Hektar 10 Ar yüzölçümündeki taşınmazın köy merası olmasına rağmen kadastro sırasında 244 ada 52 numaralı orman parseli içinde gösterildiği iddiası ile bu bölümün mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine, 244 ada 52 sayılı parselin dava edilen 5 Hektar 10 Ar yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından taşınmazın mera olduğu iddiası ile temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1971 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. 2007 yılında genel arazi kadastrosu yapıldığı, çekişmeli taşınmaz için kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmü uyarınca taşınmazın içinde bulunduğu alanın 244 ada 52 sayılı parsel numarası altında kroki düzenlenerek orman niteliği ile tapu kütüğüne devredildiği anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 Sayılı Yasanın 26.maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir (H.G.K. 28.11.2007 gün ve 2007/20-909-891).
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde; bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, davanın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Mahkemece dosyanın görevsizlik kararı ile genel mahkemeye gönderilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 25/05/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.