Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/697 E. 2009/4405 K. 17.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/697
KARAR NO : 2009/4405
KARAR TARİHİ : 17.03.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 101 ada 1 sayılı parsel yörede 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 4460 Hektar 1253.32 m2 yüzölçümü ile orman niteliğinde Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir.
Davacı, bu parsel içinde kalan sınırlarını dava dilekçesinde bildirdiği tahminen 1500 m2 ve 15000 m2’lik iki ayrı taşınmazın kendisine atalarından kalan yer olduğu, toplam 200 yılı aşkın zamandan beri … alanı olarak kullanıldığı iddiası ile bu bölümlerin tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesine göre yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği ve taşınmazın orman olarak sınırlandırılıp tapuya tescil edildiği, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi ile yalnızca tapu sahiplerine 10 yıllık süre içerisinde orman tahdidine itiraz davası açma hakkının tanındığı, davacının herhangi bir tapu kaydına değil zilyetliğe dayandığı, 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesine göre ormanlar hakkında özel yasa hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, bu nedenle davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastrosu yapılmıştır.
Dava zilyetliğe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve haritasının işin bitimi ile Kadastro Müdürlüğüne verilip arazi kadastrosuna ilişkin tutanaklar ile birlikte 30 günlük askı ilanına tabi tutulacağı, ilanın bitimi ile arazi kadastrosu ile birlikte orman kadastrosunun da kesinleşeceği, 30 günlük bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, 3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince tapu sahibi gerçek ve tüzel kişilere 10 yıl içinde orman kadastrosuna itiraz davası açma hakkının tanındığı, somut olayda davacının kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanıp tapuya dayanmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Ne var ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/01/2006 tarih, 2006/20-619 Esas, 2006/665 Karar sayılı kararı ile “3402 Sayılı Kadastro Kanununda ve diğer kanunlarda 3402 Sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılacak kadastro tespitlerinde zilyetliğe dayalı olarak açılan davaların 30 günlük askı ilan süresi ile sınırlı olduğuna ve 10 yıllık hak düşürücü süre
içinde dava açılmasının olanaklı olmadığına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, sınırlayıcı hüküm bulunmadan kişinin Anayasal mülkiyet hakkının özüne dokunur biçimde dava açma süresinin kadastro tutanaklarının askı ilanına çıkarılmasından itibaren 30 günlük süre ile sınırlandırılması ve bir yerin orman olmadığı bilimsel olarak saptansa dahi hakkın etkin bir şekilde kullanılmasına imkan vermeyecek 30 günlük hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesi ile mülkiyet hakkının elinden alınması doğru değildir. “ hükmü getirilmiş bulunmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yukarıda açıklanan kararı karşısında mahkemenin kararı yerinde değildir. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek tarafların delilleri toplandıktan sonra uyuşmazlığın esastan çözümlenmesi gereklidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.