Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/7006 E. 2009/8829 K. 01.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7006
KARAR NO : 2009/8829
KARAR TARİHİ : 01.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.12.2007 tarih 2006/17933 – 2007/1446 sayılı bozma kararında özetle: ” Çekişmeli taşınmazın keşif sırasında belirlenen eylemli sınırları; batısında ve kuzeyinde davacıya ait tarla, doğusunda …, güneyinde ……’ya ait tarladır. Davacının tutunduğu tapu kaydında yazılı … sınırının doğudaki ormanlık alan, kuzeyindek… sınırının kuzeyde taşınmaza uzak bir noktada olduğu, batısında böğleni sınırı bulunmadığı, taşınmazın mevkiine verilen adın böğleni olduğu, güneyindeki … nehrinin ise batıda taşınmazın uzağından geçtiği bildirilerek taşınmaza uyduğu söylenmişse de tapu kaydında yazılı bu sınırlarla dayanak tapunun davalı yere uyduğu kabul edilemez. Tapu kaydındaki … çayının taşınmazın batısında ve çok uzağında olduğu, … çayı sabit sınır kabul edilerek tapu uygulansa bile, davalı taşınmazın tapunun miktarı ile geçerli kapsamı içinde kalmadığı, taşınmazın dört tarafının kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili olduğu gözönünde bulundurulduğunda, dayanılan tapu kaydının belirlenen sınırlarla taşınmaza uymadığı anlaşıldığından, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre tapu kaydı bulunmayan taşınmaz hakkında dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gereğine ” değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydına dayalı on yıllık süre içinde açılan orman tahdidine itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davanın reddine karar verildiği halde davalı Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasına “ davalı Hazine yararına avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 500.-YTL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Hazineye verilmesine ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 01.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.