Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/7066 E. 2009/9045 K. 02.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7066
KARAR NO : 2009/9045
KARAR TARİHİ : 02.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, müvekkillerine ait … (…) Köyü, 143 sayılı parselden ifraz edilen 1759, 1768, 1769, 1764, 1765, 1767, 1770, 1778, 1779, 1780 ve 2040 sayılı parsellerin orman olmadığına ilişkin Tapulama Mahkemesinin 1967/89-165 sayılı kesinleşen kararı bulunduğu halde, 1985 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan 2097 (yenileme 156 ada 20) sayılı parselin içinde bırakıldığını bildirerek, bu parsellerin 2097 sayılı parsel içinde bırakılan kesimlerinin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir. Mahkemece “davanın kabulüne, 26.11.2008 tarihli krokide (A) ile işaretli 14,60 m2 bölümün tapusunun iptali ile 1759 sayılı parsele eklenmesine, 25.02.2008 tarihli krokide (a) ile işaretli 125,14 m2 bölümün 1764 sayılı parsele; (b) ile işaretli 171,16 m2 bölümün 1765 sayılı parsele; (e) ile işaretli 37,07 m2 bölümün 1768 sayılı parsele; (f) ile işaretli 165,11 m2 bölümün 1770 sayılı parsele; (k) ile işaretli 100,61 m2 bölümün 2040 sayılı parsele; (l) ile işaretli 166,79 m2 bölümün 1769 sayılı parsele eklenmesine, 1778, 1779, 1789 ve 1767 sayılı parseller 2097 sayılı parselin dışında kaldığı anlaşıldığından bu parseller yönünden davanın reddine” karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 19.09.1985 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1961 yılında kesinleşmiştir. 2005 yılında ise 2859 Sayılı Yasaya göre pafta yenilemesi yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, 143 sayılı kadastro parseli, 1961 yılında yapılan kadastro sırasında 8750 m2 yüzölçümüyle … … ve arkadaşları adına tespit edilmiş, Orman Yönetiminin açtığı dava üzerine … Tapulama Mahkemesinin 1967/89-165 sayılı kararıyla reddedilmiş ve taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, daha sonra çapa dayalı olarak 143 sayılı parseli satın alan … … tarafından taşınmazın paftasında tersimat hatası olduğu ve yüzölçümünün eksik hesaplandığı iddia edilerek Tapulama Komisyonuna başvurması üzerine Tapulama Komisyonunun 21.05.1973 günlü kararıyla, sınırda orman olarak tapulama harici bırakılan bir kısım yerler 143 parsele eklenmek suretiyle 143 sayılı parselin yüzölçümü 11675 m2’ye çıkarılmıştır.1985 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında çekişmeli taşınmazın 1961 yılında yapılan ilk kadastro paftasındaki çap sınırları esas alınmak suretiyle, orman sınırı belirlenmiş ve 21.05.1973 tarihli komisyon kararı ile 143 sayılı parsele eklenen bölüm orman kadastro sınırları içinde bırakılmış, daha sonra 2/B madde uygulaması yapılarak bu bölüm ve bu bölüme bitişik bir kısım yerle birlikte orman sınırı dışına çıkartılmış ve daha sonra Hazine tarafından 2/B madde sahasında kalan yerler hakkında o tarihte taşınmazları kullanan …… ve arkadaşları aleyhine açtığı dava sonunda … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/108-2001/45 sayılı kararıyla komisyonun 21.03.1973 tarihli kararı ile 143 sayılı parsele eklediği, 2925 m2’lik bölüm de içinde olmak üzere 22179 m2 bölüm 2097 parsel (yenileme 156 ada 20 parsel)numarası ile Hazine adına tescil edilmiştir. İşte temyize konu dava kadastro sırasında tespit tutanağı düzenlenmediği halde, Kadastro Komisyonunun yasaya aykırı olarak 21.03.1973 günlü kararı ile 143 sayılı parsele eklediği, daha sonra 1983 yılında orman sınırları içine alınıp nitelik kaybı nedeniyle orman sınırı dışına çıkartılan ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/108-45 sayılı kararı ile Hazine adına tescil edilen 2097 sayılı parsel içinde kalan 2925 m2’lik bölüm hakkında açıldığı anlaşılmaktadır.
143 sayılı parsel 8750 m2 yüzölçümüyle Tapulama Mahkemesinin 1967/89-165 sayılı kararıyla tapuya tescil edilmiştir. M.Y.’nın 1027 (EMY 935) ve Tapu Sicil Tüzüğünün 107. maddelerinde tapu sicillerinde yapılacak düzeltmelerin yöntemi gösterilmiştir. Bu hükümlere göre ilgililerin yazılı izinleri veya mahkeme kararı olmadan adi yazı hataları dışında tapu sicilinde hiçbir düzeltme yapılamaz. Komisyon kararının verildiği 21.05.1973 tarihinde yürürlükte bulunan 766 Sayılı Tapulama Yasasının 28. maddesinde tapulama komisyonlarının görevleri belirlenmiştir. Gerek Tapulama Komisyonlarının gerekse Tapulama Mahkemelerinin görevi tapulama tutanağı düzenlenen yerlerle ilgilidir. 766 Sayılı Yasanın 2. maddesinde gösterilen yönteme uyulmadıkça, başka bir anlatımla tapulama tutanğı düzenlenmedikçe tespit harici bırakılan yerlere ilişkin itirazlar Tapulama Komisyonları ve Tapulama Mahkemelerince o yer hakkında karar verilemez. Yine, 766 Sayılı Yasanın 94. maddesi gereğince yanlışlıkların düzeltilmesi, ancak; tespit tutanağı düzenlenen ve paftasında sınırlaması yapılan taşınmazlar hakkında mümkündür. Somut olayda olduğu gibi, kadastro sırasında paftasında orman belirtmesi yapılarak tesipt harici bırakılan bir yer hakkında Kadastro Komisyonunun verdiği karar yok hükmünde ve buna dayalı olarak yapılan tescilde yolsuz tescil niteliğinde olup malikine hiçbir zaman mülkiyet … kazandırmaz ve M.Y.’nın 1025(E 933) maddesi gereğince her zaman iptal edilebilir. Tapulama Komisyon kararı ölçü ve tersimat hatası nedeniyle verildiği açkılanmışsa da aslında tespit tutanağı düzenlenmeyen, tapulama harici 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi hükmüne göre orman olarak tespit harici bırakılan yer 143 sayılı parsele eklenmiştir. Davacı çapa dayalı olarak 143 sayılı parseli satın almasından sonra komisyona baş vurarak tespit harici bırakılan taşınmaz yasaya aykırı olarak 143 sayılı parselde ilan edilmiştir. 05.12.1977 gün ve 4-4 sayılı İ.B.K. Ile ” Tapulama Kanununun 94. maddesine aykırı olarak tapulama işlemlerinin kesinleşmesinden sonra ölçü, tersimat ve hesap hatalarının düzeltilmesi amacıyla Tapulama Komisyonuna tanınan yetki aşılmak suretiyle verdiği kararların kaldırılmasında genel mahkemelerin görevli olduğu ” kabul edilmiştir.
O halde, tespiti kesinleşen ve çapa dayalı olarak satın alınan taşınmaz sonradan Tapulama Komisyonun yetkisini aşarak ve sınırdaki orman alanını taşınmaza katmak suretiyle verdiği yüzölçüm arttırma kararının yok hükmünde olduğu, 1985 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği, hak düşürücü sürenin geçtiği, Hazine tarafından açılan 2000/108 sayılı dava sonucunda 2097 parselin Hazine adına tescili yolunda verilen kararın da taraflar arasında kesin hüküm olduğu göz önünde bulundurularak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.