YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7074
KARAR NO : 2009/8889
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … … VD.
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/09/2007 gün ve 2007/10340- 11022 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulaması ile tapu malikleri adına ve orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairece, “Dosyada mevcut bilirkişi raporundan taşınmazın 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidine göre orman sınırları içinde orman olduğu ve 1976 yılında 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içinde orman alanı iken 1965 yılında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak oluştuğu, bu tapu kaydının 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulamasında kişi yararına bir hak doğurmayacağından Hazinenin davasının kabulü ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gerektiğine değinilerek bozulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Ne var ki, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu ve 2. madde uygulamasına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösterilmediği gibi, 13/04/2007 tarihli iade kararı gereği alınan 15/06/2007 tarihli ek bilirkişi raporunda, dava konusu yerin kısmen 2/B madde uygulama alanında, kısmen de orman tahdidi dışında gösterildiği, böylece hükme dayanak alınan raporun ek raporla çeliştiği, ayrıca, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman tahdidinin 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmadığı, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlendiği, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen ahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı, bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerektiği, 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiğinden taşınmazın öncesinde orman olup olmadığının araştırılması gerektiği halde bu yolda inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, karar düzeltme isteminin kabulü ile, dairenin bozma kararı gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir.
Bu nedenlerle, öncelikle,dava konusu taşınmazın içinde yer aldığı genel arazi kadastrosuna ilişkin kadastro paftasının onaylı örneği,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman tahdidi, 30.11.1979 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın değişik 2. madde uygulaması ile 13.06.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B uygulaması ilişkin aslına göre renklendirilmiş, orman sınır noktaları okunaklı ve üzerinde ait olduğu çalışmanın tarihi yazılı orman kadastro harita ve tutanakları ile, yöreye ait bulunabilecek en eski memleket haritası, amenajman planı, … fotoğrafı bulundukları yerden getirtilerek dosyaya eklenmelidir.
Daha sonra, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosuna göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması ile, öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
Taşınmazın kısmen ya da tamamen kesinleşen orman kadastrosu dışında kaldığı saptandığı taktirde dışta kalan bölümle ilgili olarak, memleket haritası, … fotoğrafı, amenajman planı, çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazın eğimi duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılmalı, anılan belgeler, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; çekişmeli taşınmaza komşu kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının dayanakları uygulanmalı, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14.
maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan … ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda ve makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, dava konusu Kabakoz Köyü 1071 parselin tapu kaydının iptaline, krokide (A)=1439.80 m2 bölümün orman nitelği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu kısıma yönelik davalıların elatmasının önlenmesine, (B)=5805.20 m2 bölümünün ise davalılar adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre tesbit tarihinden önce 21/07/1941 tarihinde tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 30/11/1979 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. Madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 13/12/1989 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi kurulu raporuna ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak Hazinenin davasının kısmen kabulüne, bilirkişiler tarafından hazırlanan 11/08/2008 tarihli krokili raporda (A) harfiyle işaretli kırmızı … 1439.80 m2’lik bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu bölüme yönelik davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Hazine adına tescile karar verilen (A) harfli bölümle ilgili tapu kaydının iptaline, bu bölümün 1071 sayılı parselden ifraz edilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, orman tahdit sınırları dışında kalan (B) bölümünün ise tapu kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, 1071 sayılı parselin tamamının tapu kaydının iptaline ve orman sınırları dışında kalan bölümle ilgili mükerrer sicil oluşacak şekilde davalılar adına yeniden tapuya tescile karar verilmesi ve taşınmazda değişikliği gösteren tasdikli krokinin ilama eklenmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendindeki “tapu kaydının iptali ile;” başlayan cümlesinden itibaren tamamen hüküm yerinden çıkartılarak
bunların yerine; Orman Yüksek Mühendisi …… ve arkadaşları tarafından düzenlenen 11/08/2008 tarihli rapor ve krokilerde (A) harfi ile işaretlenen ve kırmızıya … 1439.80 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile bu bölümün ifraz edilerek “6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu bölüme yönelik davalıların elatmalarının önlenmesine, taşınmazda değişikliği gösteren mahkemece tasdikli krokilerin ilama eklenmesine, aynı rapor ve krokilerde; (B) harfiyle işaretli sarıya … 5805.20 m2 yüzölçümündeki bölümün önceden olduğu gibi tapu kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 01/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.