YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/713
KARAR NO : 2009/4406
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 117 ada 555 sayılı parsel 12486.32 m2 yüzölçümünde tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. şöyle ki; orman bilirkişileri … …., … ….. ve … İnce tarafından düzenlenen 13/ 05/ 2008 tarihli rapora ekinde orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmiştir. Yapılan uygulama yeterli ve kanı uyandırıcı olup buna göre taşınmazın kuzey- doğuda bir bölümü açık alanda kalmaktadır. Taşınmaz eylemli durumu itibarıyla da … alanı durumundadır. Dolayısıyla açık alanda görünen taşınmaz bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tescili yerinde değildir. Bu nedenle dava dosyasının, hükme esas alınan raporu düzenleyen … ve orman bilirkişilerine verilerek açık alanda kalan bölüm ile orman alanında kalan bölümün ayrı ayrı gösterildiği, yüzölçümlerinin belirtildiği ve kararın infazına uygun ek raporun alınması; bu ek rapor doğrultusunda orman alanında kalan bölümlerin orman niteliğinde Hazine, açık alanda kalan bölümün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gereklidir.
Bundan ayrı kadastro mahkemelerinde 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesinin “ Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket … etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuan takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz.” hükmü gereğince vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiri de doğru değildir. Değinilen yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.