YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7142
KARAR NO : 2009/10207
KARAR TARİHİ : 18.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, … Köyünde zilyetliğinde bulunan taşınmazın 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre 2005 yılında yapılan ve 01.06.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığını belirterek orman sınırları dışına çıkarılması istemi ile 6 aylık askı ilan süresi içinde dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli 18.003.74 m2’lik taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması nedeni ile davanın kabulüne, bu taşınmaz ile ilgili olarak orman kadastro çalışmasının iptaline, orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş, davalı … Yönetimi tarafından hükmü temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.09.2007 tarih 2007/9061 – 10959 sayılı ilamı ile “çekişmeli taşınmazın eğiminin yüksek olduğu, 10 yıldan ber kullanılmadığı,orman tahdit haritasında üç yönden ormanlık alan ile çevrili olduğu, memleket haritasında yeşile … olmayan alanlarda dahi ibreli ağaç rumuzunun bulunduğu, bitişikteki 16 ve 15 nolu orman tahditi dışında bırakılan poligonlar ile birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu, bu tür yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceği, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, bu defa davacı gerçek kişiler tarafından tashihi karar talebinde bulunulması üzerine yine Dairemizin 04.03.2008 tarih 2008/991-3442 sayılı kararı ile “tashihi karar talebi ile dosyaya sunulan askı ilan tutanağından ve kadastro paftası örneğinden çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastro çalışmasının yapıldığı anlaşıldığından öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili olarak kadastro çalışmasında ne gibi bir işlem yapıldığının sorularak ,düzenlenmiş ise kadastro tesbit tutanağı aslının dosyaya getirtilmesi, varsa tesbit malikinin davaya dahil edilmesi, bu taşınmaz hakkında varsa başka dava dosyalarının birleştirilmesi, eldeki dava nedeniyle … hanesi açık olduğundan tüm deliller toplanarak karar verilmesi” gereğini değinilerek bozma ilamının gerekçesinin kaldırılarak bu gerekçeler ile hükmün bozulmasına, sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın eğiminin yüksek olması, üç yönden tahdit içindeki devlet ormanına bitişik halde bulunması, memleket haritasında yeşile … olmayan alanlarda dahi ibreli ağaç rumuzunun bulunduğu, bu hali ile 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gerğince orman içi açıklık konumunda bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6 aylık ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde orman içi açıklıkların özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği belirtilmiştir. 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” , aynı yönetmeliğin 26/j maddesinde ise “orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı”, aynı maddenin 2. fIkrasında ise “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını kaldırmayacağı” konusunda hükümler öngörülmüştür.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; eldeki orman kadastrosuna itiraz davasının yargılaması sırasında … köyünde 2007 yılında tesis kadastrosunun yapıldığı, 2005 yılında orman kadastro sınırları içine alınan ve bazı bölümleri hakkında orman kadastrosunu itiraz davaları devam eden taşınmaza 540 ada 15 parsel numarası verilerek ve tesbit tutanağı düzenlenmeden 3402 Sayılı Yasanın 22/4 maddesi gereğince işlem yapılarak tapu kütüğüne aktarıldığı, … devlet ormanı olarak tescil edildiği, memleket haritasında yeşile … ibreli ağaç rumuzlu ormanlık alanlar ile çevrili olduğu, davaya konu taşınmazın işaretlendiği yer ile tahdit içindeki ormanlık alanın arasında hiçbir farklılığın bulunmadığı, tümüyle bitişikteki ormanlık alanın devamı niteliğinde bulunduğu, eğiminin yüksek olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu, ayrıca davacının 6831 Sayılı Yasanın 11/1 maddesinde anılan ve orman kadastrosuna itiraz davası açmanın koşulu olan “hak sahipliği”ni de kanıtlayamadığı anlaşıldığından çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçeleri ile davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava dosyasının kadastro tespit tutanağı aslı ile birleştirilmek ve tescil işlemi yapılmak üzere tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükme “dava dosyasının kadastro tesbit tutanağı aslı ile birleştirilmek ve tescil işlemi yapılmak üzere tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin eklenmek sureti ile hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmesine ve bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 18/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.