Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/7290 E. 2009/10723 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7290
KARAR NO : 2009/10723
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : …… VE ARK.

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve …… tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davada …Köyü 65 ve 66 parsel sayılı taşınmazların …Kadastro Mahkemesinin 09.11.1959 tarih 690-681 sayılı ilamı ile orman niteliği ile tescil harici bırakıldığını, ancak; bu taşınmazların kendilerine muris ……’den geldiğini belirterek adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verimiş, hüküm davacılar … ve …… tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman olarak tescil harici bırakılan taşınmazların tescili istemine ilişkindir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından yörede 1959 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında dava konusu olan 65 ve 66 parsellerin tarla niteliği ile şahıslar adına tesbit edilmesi üzerine kadastro mahkemesinin 9.11.1959 tarih 690/681 sayılı kararı ile dava konusu parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince orman olduğu belirlenerek o tarihte yürürlükte bulunan 5602 Sayılı Yasa gereğince tespit harici bırakılmasına dair karar verilerek taşınmazların tescil harici bırakıldıkları, 1982 Anayasasının 138/4. maddesindeki “Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmü ile 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 23. maddesinde, orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılması gereken yerlerin sayıldığı, bu maddenin 1. fıkrasının (G) bendinde “Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerlerin devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı” (halen yürürlükte olan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 26/g maddesi) hükmünün bulunduğu, bu hüküm gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılması zorunlu olduğu, 2. madde gereğince ancak bu olgunun kesinleşen mahkeme kararı ile orman olduğu belirlenen taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği, Anayasanın 169. maddesinde belirtildiği gibi ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği 05.11.2003 gün ve dosya kapsamından yörede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı anlaşılamamakta ise de çekişmeli taşınmazlar orman tahditi yapılarak orman sınırları dışında bırakılmış olsalar dahi 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre davaya konu taşınmazın “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman sınırı içine alınabileceği ve Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından dava konusu taşınmazın her zaman orman olarak tescilinin mahkemeden de dava yoluyla istenebileceği, bunu engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 25/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.