YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7422
KARAR NO : 2009/9189
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 03.03.2008 tarihli dava dilekçesiyle …Köyü (Mahallesi) … mevkii 202 parsel sayılı taşınmazın, 9410 m2 bölümünün 1942 yılında yapılıp 1945 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1993 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın orman sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan dava konusu parselin davalı adına tapu kaydı oluşturulduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki tapuda davalı adına olan payın iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin 12.01.2009 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (B) ve (C) ile gösterilen toplam 1926,22 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından harca, vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 yılında yapılıp 10.11.1993 tarihinde ilan edilerek 11.05.1994 tarihinde kesinleşen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
…Köyü 126 sayılı parselden müfrez 202 sayılı parselin ekli bilirkişi krokisine göre miktarı ölçülmeyen batısındaki bölümünün orman sınırları içinde kaldığı belirlenmişse de, Hazine tarafından bu bölüm için dava açılmadığı, Orman Yönetimi ve Hazine tarafından bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tescili sitemiyle her zaman dava açılabileceği, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içindeyken, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenen (A), (B) ve (C) ile gösterilen bölümler için açılan davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak;
492 sayılı Harçlar Kanununun “mükellef” başlıklı 11. maddesine göre; Genel olarak yargı harçlarının davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, Herhangi bir istek olmaksızın resen yapılacak işlemlere ait harçlar, aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınacağı, ayrıca harçtan istisna ve muaflıkları düzenleyen gerek bu yasa gerek özel yasaların hükümler arasında uyuşmazlığa konu tapu iptal tescil davasının yükümlüsünün istisna ya da muafiyeti bulunmadığı, davacı Hazine harçtan bağışıksa da, davada haksız çıkan davalı tarafın harçtan bağışık olmadığı, harçlar Yasasının harcın alınmasını ve tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmadığı, bu yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerekeceği, sözü edilen yasanın buyurucu nitelikteki 32. maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağının öngörüldüğü gözetilerek, çekişmeli taşınmazın keşifte saptanan değerine itibariyle başvuru ve karar harçlarının davada haksız çıkan davalı taraftan alınmasına gerekirken, değer belli edildiği halde harç hakkında hüküm kurulmaması; H.Y.U.Y. 416 ve 417. maddesi gereğince; yapılan yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraftan alınması, ve haklı çıkan tarafın kendisini vekil ile temsil ettirmesi halinde, aynı yasanın 421, 423 ve 424. maddeleri gereğince haklı çıkan taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, Hazinenin yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması ve kendini avukatla temsil ettiren Hazine yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine uygun olarak avukatlık ücretine hükmedilmemesi; yine kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 Maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen çekişmeli parselin tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bu niteliği belirtilmeden Hazine adına tapuya tescil edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “ikinci ve üçüncü”bendlerinin kaldırılarak; bunun yerine, iki numaralı bend olarak “tapu kaydının beyanlar hanesine, (A, B ve C) bölümlerinin 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının yazılmasına” üç numaralı bent olarak da “14.00.- TL başvuru ve 260,03 TL karar harcının davalı taraftan alınmasına, Hazine tarafından yapılan 4,5 TL tebligat, 466,12 TL keşif gider olmak üzere toplam 470,62.- TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre 500.00.- TL Avukatlık ücretinin müteselsilen davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04/06/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.