YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7427
KARAR NO : 2009/9244
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairenin 26.03.2008 gün ve 2008/5406-9117 sayılı bozma kararında özetle; “Bozmaya uyularak, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli memleket haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve kesif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahditinde ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, 1959 ve 1996 yılında düzenlenen memleket haritalarında orman olarak nitelendirilmediği, … fotoğraflarında açık alan olarak görüldüğü, sonuç olarak orman sayılan yerlerden olmadığı bildirildiği, mahkemece bu rapora değer verilerek davanın kabulüne karar verildiği, kural olarak orman kadastrosunun kesinleştiği hallerde, bir yerin orman sayılıp sayılmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalarının uygulanması suretiyle belirleneceği, ancak, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile sadece devlet ormanları sınırlandırıldığından, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan bu çalışmaya ilişkin tutanak ve haritaların, çekişmeli taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen yerlerden olup olmadığını belirlemede yetersiz kalacağı, her ne kadar yetersiz uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, hukuken 1993 yılına kadar devletleştirilen ormanı alanı sayılan bir yer olduğunun kabulü gerekeceği, devlet ormanı olduğu halde 1993 yılında orman sınırları dışında bırakılan bir taşınmazın, her hangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış orman olmasının buranın orman sayılmasını gerektirmediği, 18.11.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince yapılacak … bir çalışmayla orman olarak sınırlandırılması olanağı bulunduğu gibi, aslında orman sayılan yerlerden olmasına rağmen orman sınırları dışında bırakılan bir yer kazandırıcı zamanaşımı yoluyla da kazanılamayacağı, çekişmeli taşınmazın Devlet Çam Ormanı” olduğu işaretlenmek suretiyle tapulama dışı bırakılması nedeniyle 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Saylı Yasanın 7. Maddesi gereğince “herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış orman” olması nedeniyle yeniden orman olara sınırlandırılabileceği, o halde 1953 yılında yapılan genel kadastroda düzenlenen paftasında Devlet Çam ormanı olduğu işaretlenmek suretiyle tapulama dışı bırakıldığından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2002 gün ve 2002/8-183-187, 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, Devlet ormanı olduğu
ve 3402 Sayılı Yasanın 17/1 ve 18/2. maddeleri gereğince zilyetlikle kazanılamayacağı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyuldukta sonra, davanın REDDİNE karar verilmiş hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 11 Numaralı orman tahdit komisyonunca 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1993 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 10.11.1993 tarihinde ilan edilerek 11.05.1994 tarihinde kesinleşen, aplikasyon ile daha önce sınırlaması yapılmamış ormanlarda 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. 1980 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması bitirilememiştir.
Genel arazi kadastrosu 1953 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz orman alanında kaldığı, Devlet çam ormanında olduğu paftasında işaretlenerek, tapulama dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.