YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7486
KARAR NO : 2009/10618
KARAR TARİHİ : 23.06.2009
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Manavgat Kadastro Mahkemesi
DAVACI : ORMAN YÖNETİMİ-…-M.. A..
DAVALI : M.. A..-…-ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi,… mirasçıları vekili,… mirasçılarından … N.. Y.. , H.. Y.., M.. E.., A.. E..,…, …, S.. O.. ve Z.. O.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1963 yılında yapılan kadastro sırasında …Köyü 84 parsel sayılı 24.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden M.. A..’nın 1946 yılında …ından satın aldığından söz edilerek tarla ve bahçe niteliği ile M.. A.. adına tespit edilmiş, …’ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca; taşınmaz hakkında Manavgat Asliye Hukuk mahkemesinde 1954/134 esas sayılı dava bulunduğundan tutanak ve eklerinin karar verilmek üzere Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
85 parsel sayılı 863m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ocak 1954 tarih 8 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile M.. A.. adına tespit edilmiş, Hazine, Orman Yönetimi ve…’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca; hazine ve orman yönetiminin itirazlarının reddine, taşınmazın… tarafından tutunulan Kasım 1960 tarih 9 sıra nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesi ile… mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
86 parsel sayılı 17.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Kasım 1960 tarih 8 sıra nolu tapu kaydı ile Yarıkkaya mevkiine ait 1/35 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak ½’şer pay itibariyle…ve S.. Ü.. adlarına tespit edilmiştir.M.. A..’nın itirazı üzerine kadastro komisyonunca; taşınmaz hakkında Manavgat Asliye Hukuk mahkemesinde 1954/134 esas sayılı dava bulunduğundan tutanak ve eklerinin karar verilmek üzere Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
87 parsel sayılı 125.750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Kasım 1960 tarih 9 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla ve bahçe niteliği ile… adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi,… ve M.. A..’nın itirazları üzerine kadastro komisyonunca; tutanak ve ekleri karar verilmek üzere yetkisizlikle Tapulama Mahkemesine gönderilmiştir.
88 parsel sayılı 96.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Kasım 1960 tarih 9 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak … adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi,… ve M.. A..’nın itirazları üzerine kadastro komisyonunca; tutanak ve ekleri karar verilmek üzere yetkisizlikle Tapulama Mahkemesine gönderilmiştir.
110 parsel sayılı 12.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1958 tarih 8 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak… adına tespit edilmiş, M.. A.. ve…’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca; itirazların reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiş ve dava açılmadığı yönündeki açıklama ile tutanak kesinleştirilmiştir, daha sonra kamulaştırma sebebiyle 193 ve 194 parsellere ayrılmış, imar uygulaması üzerine 194 parselde; 1985 ada 1 ve dava dışı pek çok parsele ifraz edilmiştir.
…; 27.07.1954 havale tarihli dilekçe ile Mart 1954 tarih 36 ve 39 sayılı tapu kayıtlarına tutunarak M.. A.. aleyhine el atmanın önlenmesi davası açmış, Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesince 22.05.1956 gün 1954/104-1956/71 sayılı ilam ile keşif yapılmadan aynı taraflar arasında Asliye Hukuk Mahkemesinde 1954/134 esas sayılı dava bulunduğu gerekçesi ile davanın Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/134 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir.M.. A..’da karşı dava yoluyla tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiğini, bu sebeple iptali gerektiğini ileri sürmüştür.
… 23.10.1954 tarihli dilekçe ile Mart 1954 tarih 40 sayılı tapu kaydına tutunarak M.. A.. aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde 1954/134 esas sayılı davayı açmış, dava dosyası kadastro çalışmaları başladığı gerekçesi ile görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Orman Yönetimi 6.04.1961 havale tarihli dilekçe ile Şubat 1951 tarih 62 nolu tapu kaydından gelen Nisan 1958 tarih 9 sıra nolu tapu kaydının yüzölçümünün daha sonradan mahkeme kararı ile 325.150 m2’ye çıkarıldığı, 325.150 m2 yüzölçümlü alanın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile tapu kaydının iptali ve …’ın el atmasının önlenmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde 1961/71 esas sayılı davayı açmış, mahkemece 16.10.1963 gün 1961/71-1963/292 sayılı ilam ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanda kadastro çalışmalarının başladığı gerekçesi ile dosyasının görevli kadastro mahkemesine aktarılmasına karar verilmiştir.
…; 110 parsel sayılı taşınmazın doğusunda bulunan bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman kadastro komisyonunca orman sınırları içine alındığı, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle Kadastro Mahkemesinde 1990/194 esas sayılı orman kadastrosuna itiraz davası açmıştır.
M.. A.., Mart 1300 tarih 12 sıra nolu tapu kaydına tutunarak 84, 85, 86 ve 87 parsellerin adına tapuya tescili istemiyle,
Orman Yönetimi, 85, 87 ve 88 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile,…, Ağustos 1324 tarih 399 ve 400 sıra nolu tapu kaydına tutunarak 84, 85, 86 ve 87 parsellere yönelik olarak kadastro mahkemesinde tesbite itiraz davası açmışlardır. Mahkemece, tüm dava dosyaları birleştirildikten sonra, … tarafından tutunulan tapu kaydının çekişmeli 84, 85, 86 ve 87 parselleri kapsadığı, M.. A..’nın tutunduğu tapu kaydının dava dışı 83 parseli kapsadığı ve 83 parsele miktarından fazlasıyla revizyon gördüğü, orman yönetiminin davasının 87 parsele yönelik olduğu, 87 parselinde orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile orman yönetimi ve M.. A.. tarafından açılan davaların reddine ,… tarafından açılan davanın kabulüne, 84, 85 ve 87 parsellerin… mirasçıları adlarına, 86 parselin ise Sertok ve S.. Ü.. adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, Orman Yönetimi ve M.. A.. mirasçılarının temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.10.1992 gün 1992/10616-5503 sayılı bozma kararında özetle “Mahkemenin kabul ediliş biçimi itibariyle eldeki davanın konusunun 84, 85, 86 ve 87 parseller olduğu, ancak Orman Yönetiminin yüz ölçüm düzeltilmesi yolu ile 325.150 m2’ye çıkarılarak oluşan Şubat 1951 tarih 62 numaralı kayıt ve bu kayıttan müfrez kaydın tümüyle orman olduğu iddiası ile Asliye Hukuk Mahkemesinde 1961/71 esas sayılı dava açtığı ve Kadastro Mahkemesine aktarıldığından bu davaya konu taşınmazın tamamının orman yönetimi tarafından dava edildiğinin kabulünün gerektiği, orman yönetimi tarafından tapu iptali istemiyle açılan ve kadastro tespitine itiraza dönüşen davanın aynı zamanda davanın devamı sırasında yapılan orman tahdidinin kesinleşmesini de önlediğinden orman kadastrosuna itiraz davasına da dönüştüğü, Orman Yönetiminin kendisinin taraf olmadığı dava sonucu yüzölçümü 325.150 m2’ye çıkarılan tapu kaydının kapsadığı yerlerin
tamamının orman olduğunu ileri sürdüğünden bu tapunun revizyon gördüğü parsellerin tümüne ait tapulama tutanaklarının getirtilmesi, 325.150m2 yüzölçümlü tapunun kapsamı içindeki tüm parsellerin tesbit edilerek davalı iseler temyize konu dosya ile birleştirilmesi, orman yönetimi yer almadan sonuçlanmış iseler 1961/71 esas sayılı dava sebebiyle kesinleşmedikleri düşünülerek tamamı hakkında orman araştırması yapılması, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti halinde kişilerin tutundukları tapu kayıtlarına hukuken değer verilemeyeceğinin gözetilmesi, orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti halinde kişilerin tutundukları tapu kayıtlarının yöntemince zemine uygulanması, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesine göre ilk oluştukları tarihteki yüzölçümlerine değer verilerek kapsamlarının belirlenmesi, taşınmazların hangi tarafın tutunduğu tapu kaydının sınırları içinde kaldığının tespit edilmesi, tapu kayıt miktar fazlası yönünden 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde düzenlenen zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra … mirasçıları vekili olan Av.S.. Ü.. , 14.9.2001 havale tarihli dilekçe ile kendi adına asaleten S.. Ü.. adına vekaleten, Kasım 1960 tarih 8 sıra nolu tapu kaydının yüzölçümünün 25.000 m2 olduğu halde 86 parselin 17.000m2 yüzölçümlü olarak adlarına tespit edildiği, 8.000 m2 eksikliğin 87 parsel içinde kaldığı, 87 parselin 8.000 m2 yüzölçümlü bölümünün kendisi ve S.. Ü.. adına tapuya tescile karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır. Daha sonra Av. S.. Ü.., kendi adına asaleten…’ın diğer tüm mirasçıları adlarına vekaleten 6.2.2002 tarihli oturumda imzalı beyanında 110 parsele yönelik davalarının bulunmadığını,… tarafından 110 parselin dışında kalan bölümüne yönelik açıldığını ancak tam olarak nereye dava açıldığını bilemediklerini, 110 parselin dışında kalan bölüme yönelik davadan tüm mirasçılar adına feragat ettiğini bildirmiştir. 14.09.2001 tarihli keşifte de Av. S.. Ü.. kendi adına asaleten,… mirasçıları adlarına vekalete; 87 parselin yüzölçümüne yönelik davadan ve 84 parselin kuzeyden güneye doğru ikiye bölünen ve doğu tarafta kalan 12.000m2 yüzölçümlü bölümden feragat ettiğini, 87 parselin arazide gösterdikleri (fen raporunda (A) ile işaretlenen) 8.000 m2 yüzölçümlü bölümünün kedisi ve S.. Ü.. adına tapuya tescile karar verilmesini istediğini bildirmiştir. M.. A.. mirasçılarının vekili…aynı tarihli keşifte 84 parselin kuzeyden güneye doğru ikiye bölünen ve batı tarafta kalan 12.000 m2 yüzölçümlü bölümünden, 85, 86 ve 87 parsellerin tamamına yönelik davalarından feragat etmiştir.
… mirasçıları vekili Av.S.. Ü.. ile M.. A.. mirasçıları vekili Av. İ.. A.. ortak düzenledikleri 16.02.2005 tarihli protokolü mahkemeye sunmuşlar, bu protokolde 14.9.2001 tarihli keşifteki beyanlar aynen tekrar edilmiş sadece 87 parselin fen bilirkişi raporunda A ile işaretlenen 8.000m2 yüzölçümlü kesiminin S.. Ü.. adına tapuya tesciline karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece, 86 parselin ½’şer pay itibariyle…ve S.. Ü.. adlarına, 84 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 11.937 m2 yüzölçümlü bölümünün, 87 parselin (B) ile işaretlenen 107.566 m2 yüzölçümlü kesiminin ve 85 parselin tamamının payları oranında …ın tüm mirasçıları adlarına, 84 parselin (C) ile işaretlenen 11.937,30 m2 yüzölçümlü bölümünün payları oranında M.. A.. mirasçıları adlarına, 87 parselin (A) ile işaretlenen 8.000 m2 yüzölçümlü kesiminin S.. Ü.. adına, 87 parselin XI ile işaretlenen 10.184 m2 yüzölçümlü bölümünün fundalık ve taşlık niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi,… mirasçıları vekili,… mirasçılarından … N.. Y.., H.. Y.., M.. E.. , A.. E..,…, …,… ve Z.. O.. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 30.09.1969 tarihinde ilan edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla birlikte bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Yukarıda özeti yapılan Dairemizin bozma kararında “Orman Yönetiminin taraf olmadığı dava sonucu yüz ölçüm düzeltilmesi yolu ile miktarı 325.150 m2’ye çıkarılarak oluşan Şubat 1951 tarih 62 numaralı kaydın kapsadığı yerlerin tamamının orman olduğunu ileri sürdüğünden bu tapunun revizyon gördüğü parsellerin tümüne ait tapulama tutanaklarının getirtilmesi, 325.150 m2 yüzölçümlü tapunun kapsamı içindeki tüm parsellerin tesbit edilerek davalı iseler temyize konu dosya ile birleştirilmesi, orman yönetimi yer almadan sonuçlanmış iseler 1961/71 esas sayılı dava sebebiyle kesinleşmedikleri düşünülerek tamamı hakkında orman araştırması yapılması …….“ gereğine değinildiği, yerel mahkemece de Dairemizin bozma ilamına uyulduğu ve taşınmaz başında 14.9.2001 tarihinde yapılan keşif sonucu Şubat 1951 tarih 62 sıra nolu tapu kaydının 84, 85, 86, 87, 88 ve 110 parselleri kapsadığı belirlendiği, fen bilirkişi ve orman bilirkişi kurulu tarafından bu parseller hakkında rapor düzenlendiği halde mahkemece gerekçe yazılmaksızın davanın 84, 85, 86 ve 87 parsellere yönelik olduğu düşünülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosyadaki belgelerden 88 parsel sayılı 96.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kadastro sırasında Kasım 1960 tarih 9 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak … adına tesbit edildiği, Orman Yönetimi,… ve M.. A..’nın itirazları üzerine kadastro komisyonunca; tutanak ve ekleri karar verilmek üzere yetkisizlikle Tapulama Mahkemesine gönderildiği, 110 parsel sayılı 12.600 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ise Nisan 1958 tarih 8 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak… adına tespit edildiği, M.. A.. ve…’ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca; itirazların reddine, tespit gibi tesciline karar verildiği ve dava açılmadığı yönündeki açıklama ile tutanağın kesinleştirildiği, daha sonra kamulaştırma sebebiyle 193 ve 194 parsellere ayrıldığı, imar uygulaması üzerine ise 194 parselin; 1985 ada 1 ve dava dışı pek çok parsele ifraz edildiği ve davada taraf olmayan kişi ve kurumlar adlarına da tapu kayıtlarının oluştuğu anlaşılmaktadır.110 parsel sayılı taşınmazın tutanağı kesinleştirilmiş ise de taşınmaz hakkında temyize konu dosyada dava bulunduğundan tutanağının kesinleştirilmesi, taşınmazın amulaştırılması ve imar uygulamasına tabi tutulmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Kadastro Mahkemeleri uyuşmazlıkları taşınmazların tesbit günündeki hukuki durumlarına göre çözmekle görevli ve yetkilidirler.Çekişmeli 110 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde dava bulunduğundan kadastro tespit tarihinden sonra yapılan kamulaştırma işlemi ve imar uygulaması da yok hükmündedir.
Diğer taraftan hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; çekişmeli taşınmazların durumu memleket haritasında incelenmekle birlikte taşınmazlar memleket haritasında nokta şeklinde işaretlenmiş olup, kenarındaki lejant işaretleri taşımadığı gibi memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazların konumu gösterilmemiştir. Bu durumda karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerlerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bunlardan ayrı … mirasçılarından olan S.. Ü.. aynı zamanda… mirasçılarının vekili olup, Dairenin bozma kararından sonra 87 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 8.000 m2 yüzölçümlü bölümünün kendisi ve S.. Ü.. adına tapuya tescili istemiyle davaya katıldığından menfaat çatışması söz konusu olup…’ın mirasçılarını vekil sıfatıyla temsil edemez. Bu sebeple… mirasçılarına bozma kararı ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek dava ihbar edilmeli, delil ve belgeleri istenmelidir.
84, 85, 86, 87, 88 ve 110 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kadastro tespit tarihinden önce orman yönetimi tarafından Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinde 1961/71 esas sayılı dava açıldığından taşınmazların malik haneleri açık olup mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 30. maddesi uyarınca araştırma yapılıp taşınmazların gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi gereklidir.
O halde mahkemece, öncelikle 88 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde dava olup olmadığı araştırılmalı, derdest ise temyize konu dosya ile birleştirilmeli, Orman Yönetiminin taraf olmadığı dava sonucu kesinleşmiş ise temyize konu
davanın varlığı sebebiyle kesinleşmediği gözetilerek, tutanak aslı davalı şerhi verdirilip dosya arasına getirtilmeli, 110 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sebebiyle oluşan 193 , 1985 ada 1 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7, 1986 ada 1, 2 ve 3, 1988 ada 1, 1989 ada 6, 1990 ada 4 ve 7, 1991 ada 1, 3, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların temyize konu dosyada taraf olmayan malikleri davaya dahil edilmeli, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi , bulunamaması halinde 2 orman mühendisi bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli 84, 85, 86, 87, 88 ve 110 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan,, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmazlar hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dayanak tapu kayıtlarının 4785 sayılı yasa karşısında hukuken değer taşımayacağı gözetilerek orman niteliği ile hazine adına tapuya tescillerine karar verilmelidir.
…’ın tutunduğu kayıt Ağustos 1324 tarih 399 numaradan gelmedir.Bu kaydın doğusu …, batısı … ve …deki …..nın …ve … … ile çevrili olup 150 dönüm miktarındaki tarladan ibarettir.Bu tapu kaydı 7.4.1938 tarih 3, 4, 5 ve 6 numaralara ifraz edilmiş, kayıtlardan bazıları Ekim 1949 tarih 65 ila 71 numaralara gitmiş, bunlardan Ekim 1949 tarih 65, 67, 69 ve 71 sıra nolu tapu kayıtları …a satılmıştır…. tarafından hasımsız açılan dava sonucu Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.1.1951 gün 13/47 sayılı kararı ile Ekim 1949 tarih 65, 67, 69 ve 71 sıra nolu tapu kayıtlarının toplam miktarı 84.280m2 iken bu tapu kayıtları birleştirilerek ve sınırları düzeltilerek yüzölçümü 325.150 m2 olarak artırılmış ve böylelikle 325.150 m2 yüzölçümlü Şubat 1951 tarih 62 sıra nolu tapu kaydı oluşmuştur. ….; Şubat 1951 tarih 62 sıra nolu tapu kaydını iki parçaya ayırarak 15.04.1958 tarih 8 ve 9 sıra nolu tapu kayıtları oluşmuştur. Nisan 1958 tarih 8 sıra nolu 39.858 m2 yüzölçümlü tapu kaydı kadastro çalışmaları sırasında 110 parsele revizyon görmüştür. Nisan 1958 tarih 9 sıra nolu 285.292 m2 yüzölçümlü tapu kaydını da ikiye ayırarak, Kasım 1960 tarih 8 ve 9 sıra nolu tapu kayıtları oluşmuştur. 25.000 m2 yüzölçümlü yeri çocuklarından Sertok ve S.. Ü..’a bağışladığından Kasım 1960 tarih 8 sıra nolu tapu kaydı 86 parsele revizyon görmüştür. Nisan 1958 tarih 9 sıra nolu tapu kaydının geriye kalan 260.292
m2 yüzölçümlü bölümü Kasım 1960 tarih 9 sıra numarası ile 87 ve 88 parsellere revizyon görmüştür…. ve M.. A.. tarafından tutunulan tapu kayıtlarının yüzölçümleri hasımsız açılan davalar sonucu artırıldığından Hazine ve Orman Yönetimini bağlamaz .Bu durumda dayanak tapu kayıtlarının ilk oluştuğu tarihteki sınırlara ve yüz ölçümlere değer verilmelidir…. tarafından tutunulan Şubat 1951 tarih 62 sıra nolu tapu kaydının ilk geldisi Ağustos 1324 D. 399 sıra nolu tapu kaydı olup bu tapunun doğusu … okumaktadır. M.. A.. tarafından tutunulan Ocak 1954 tarih 8 sıra nolu tapu kaydının ilk geldisi olan Ağustos 324 tarih 395 sıra nolu tapu olup bu tapu kaydının batısı yol okumaktadır. Bu durumda her iki kayıt birbirini … (yol) okuduğundan iki taşınmaz arasındaki ortak sınır zeminde bulunan … Yolu’dur. Dayanak tapu kayıtlarının ilik oluşumundaki sınırları değişir sınırlı olup zeminde de taşınmazların kısmen doğusu ve kısmen batısında Devlet Ormanı bulunmaktadır. Kaldı ki… tarafından tutunulan tapu kaydı sınırları itibariyle çekişmeli taşınmazları arada boşluk bırakmayacak şekilde çevrelememektedir. Dolayısıyla… ve M.. A..’nın tutundukları tapu kayıtları 3402 sayılı yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarları ile geçerli olup kapsamları … Yolundan başlanarak belirlenmelidir. Bu durumda M.. A.. tarafından tutunulan tapu kaydı … yolunun batısını,… tarafından tutunulan tapu kaydı ise aynı yolun doğusunu kapsamaktadır. Bu sebeple M.. A..’nın tutunduğu kaydın çekişmeli taşınmazları kapsadığından söz edilemez, bu durum mahkemenin de kabulündedir. Sonuç itibariyle … mirasçıları ancak Ekim 1949 tarih 65, 67, 69 ve 71 sıra nolu tapu kayıtlarının toplam miktarı olan 84.280 m2 yüzölçümlü taşınmazı alabilirler .
Çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti halinde fen bilirkişi aracılığıyla çekişmeli taşınmazların doğusunda bulunan … yolundan başlanarak 84.280m2 yüzölçümlü yer ifraz ettirilmeli, 86 parsel sayılı taşınmaz…’ın bağışı gözetilerek…ve S.. Ü.. adlarına geriye kalan 67.280m2 yüzölçümlü yer ise payları oranında… mirasçıları adlarına tescil edilmeli, tapu kayıt miktar fazlasının ise sınırda bulunan Devlet Ormanından açma yapılarak kazanıldığı gözetilerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi,… mirasçıları vekili ile …mirasçılarından … N.. Y.., H.. Y.., M.. E.., A.. E..,…, …, S.. O.. ve Z.. O..’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 23.6.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.